Cuma, Temmuz 21, 2017

Akan Zamanda, Kuş Bakışı Görünen Manzara

Travma
"Bakış"

Şöyle bakınca, tepeden
Kuş bakışı:

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-Deniz Abi’yle Kahvaltı

Deniz Abi’yle Kahvaltı
"Simitçi"

Deniz Abi’nin gözü üzerimde gibiydi sanki, ama emin olamıyordum tam olarak. Biraz dikkat ettikten sonra doğruydu hissettiğim; bana bakıp duruyordu ağzına simit parçası ve beyaz peynir koyarken. 

İki çay söyledi ve yerinden kalkıp yanıma geldi elinde simit ve peyniriyle birlikte. Benim masanın üstüne koydu elindekileri.              

Etrafına bakındı ve sonra arkada pencerenin yanında duran Adanalı ’ya seslendi: “Koltuğunu getir buraya, sen dışarıları seyret biraz!” dedi.

Perşembe, Temmuz 20, 2017

Ece Evren’den Mim Etkinliği-doğamızdavar

Ece Evren’den  MimEtkinliği #dogamizdavar

Görsel: Ece Evren "Mim Etkinliği #dogamizdavar"

 #dogamızdavar  Hashtagli mimimizin soruları sekiz kalem.

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-Alnımdaki Erik

Alnımdaki Morumsu Erik
"Alnımdaki mor erik"
"Mor Erik"

                Necati’lerdençok geç geldiğim için misafirhaneye, geç yatmış oldum. Oldukça da keyif aldığım için yemekten ve sohbetlerinden uykum da kaçmıştı. Uyumakta oldukça zorlandım. Oda arkadaşım Saat Halil uyuyordu mışıl mışıl.
          Onu da rahatsız etmemek için çok dikkatli davrandım ve parmak uçlarıma basa basa yatağıma varmıştım. Soyunup yatağa girmiştim ama opera binasının önünden geçen araba seslerini saydım durdum uyuyuncaya kadar.

Çarşamba, Temmuz 19, 2017

Salı, Temmuz 18, 2017

Pazar Gözlemim-18-Ya Sıçarken, Ya da Kaçarken Gelen Akıl

Akıl
Anıtkabir

       Bir söz var ya zaman zaman kullandığımız ve taşı tam da gediğine koymak için: “Türk’ün aklı ya sıçarken ya da kaçarken gelir.”  Siz ne diyorsunuz acaba bu söze? Ben biraz çelişki içindeyim, “kaçma” hakkında da, “sıçarken” de hem fikirim.
    En rahat olduğu ve kendisiyle baş başa olduğu bir an olması bakımından önemli bir mekân; elbette kokusu olmayan bir mekân olduğunda.

Pazartesi, Temmuz 17, 2017

Pazar Gözlemim-17-Akan Zaman İçinde Kişisel ve Toplumsal Hafızamız

Hafıza Ne İşe Yarar?

                Son zamanlarda “hafıza” kavramı takıldı aklıma ve sürekli kurcaladı durdu beynimin bir yerlerini. Anlatmaya çalışacağım düşüncelerim: Kişisel hafızanın oluşması ve gelişmesi. Kişisel hafızanın bize sağlayıp sağlayamadıkları. Aynı durumlar toplumsal hafıza için de geçerli. Bireyden topluma giderek, düşüncelerimi aktarmak istiyorum.

                Hafıza kelimesi: Algılarımızı -beş duyu organımızla- ve algıladıklarımızın ne kadarını hatırlayabildiklerimizle ilgili bir kavram. Daha da basitçe söylersek “depo, saklama deposu” diyebiliriz. Saklanan bilgiler yeri geldiğinde kullanılmak üzere saklanırlar. Her zaman da öyle olagelmiştir. Bilinçli olarak kullanabildiklerimizin yanında -sürekli olarak veya sık sık kullandığımız bilgiler- bilinçsiz olarak da kullanılan, daha öncelerinden kayda geçmiş ancak kullanılmadığı için raflarda tozlanmış olanlar da vardır.

Pazar, Temmuz 16, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-İntihar Girişimi-Necati'ye-İzin

Emel Sayın Konserine Bilet
"Pantetlon sahasında sabah sporu"

    Sabah erkenden kalkıp çıktım arkadaştan önce ve doğruca kışlaya gittim. Bizim birlikteki tostçumuza bir tost ve çay söyledim. Kahvaltımı yaptım böylece. 

            Günlerden Cuma ve bizim bakım günümüz. Silah, araç gereç temizlik ve bakımları yapılır akşama kadar, sabah sporundan sonra. Askerleri alıp spora çıktım, çıkarken Necati’ye de seslendim “spor sahasına gelin siz de” diye…


Cumartesi, Temmuz 15, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-İntihar Girişimi-Necati'nin Baklası

Necati'nin Ağlaması

         Tamamen geminin gölgesinde kalınca karanlık bastırdı gibi bir his oluştu içimde ve tüylerim diken diken oldu birden. Kendimi okyanusun ortasında yapayalnız kaybolmuş hissettim. 


     “Dur Necati, gitme daha fazla ben çok rahatsızlanmaya başladım.” Dedim korku dolu ses tonumla. İnandı korktuğuma ve beni teselliye başladı.

         “Korkma, tamam duruyorum. Bak! Kürekleri de bıraktım, tamam mı Abi?” dedi ellerini havaya kaldırarak. “Sen yine biraz biliyormuşsun yüzmeyi, ben hiç bilmiyorum ya!” deyiverdi. Boynunu bükmüştü çaresiz bir çocuk gibi.

Cuma, Temmuz 14, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-İntihar Girişimi-Kayık Macerası

Kayık Macerası

          Birliklerimiz yakındı Necati'yle. Fakat Necati'nin acemilikten yeni gelmiş olması biraz sıkıntı yaratmış onda. Ben daha eskiydim. İki dönem öndeydim Necati’den. Necati'yle birlikte olan devre arkadaşım zaman zaman anlatıyordu sıkıntılarını.

         Necati kışlada yatıp kalkıyor, ben evde kalıyordum iki adet başka arkadaşla. Akşam üzeri Necati geldi yanıma “Abi haydi bu akşam sahile inelim biraz kafa dağıtırız” deyince “Olur” dedim. Bir hafta kadardır sahile inmemiştim ben de.