AKAN ZAMAN

Akan zaman, birlikte akar. Yoksan, akan zaman da yoktur; bu yüzdendir ki, akan zamanı iyi değerlendirmek önemlidir.

Perşembe, Ekim 19, 2017

Kitap-Kafka-Bütün-Öyküler-01

OKUDUM

                Okuduğum kitaplardan birini daha tanıtmaya çalışacağım bu yazımda.

KAFKA-ÖYKÜLER:

"Kafka-Öyküler-01"

(Bütün Öyküler-01)

                                Yazar: Franz Kafka,
                               Çeviri: Göksu Birol,
                                Yayıncı: Yason yayınları,
                                Türü: Hikâye,
                          Sayfa sayısı: 289


Daha öncelerinde Kafka’dan parça hikayeler okuduğumu çat pat hatırlıyor gibiyim ama böyle derli toplu bir kitap okumadığımı kesin hatırlıyorum.
            Özellikle kendim yazma denemelerine başladığımda okumak isteği duymuştum çünkü yazma denemelerine başlayınca okuma alışkanlığım ve okuduğumu anlama şeklim değişmeye başladı; çok açık bir biçimde fark etmeye başladım bu farkı. Önceleri kitabın akışına kaptırıyordum kendimi ve gidiyordum sonuna kadar dümdüz; kitaplarda işlenen konuya okuduktan sonra genel bakıp geçiyordum kendi bakış açıma göre. Özellikle yazarların kelimelerle nasıl oynadığını ve onlarla toplu güreşe girdiklerini hiç mi hiç fark etmiyordum ve fark etmemiştim.
            Özellikle hikâye okumak isteği kabardı içimde önüne geçilmeyen bir güçteydi bu isteğim. Klasikleri denemeye karar verdim tekrar, okuduklarımdan da bazıları vardı seçmiş olduklarım kitaplar ve yazarlar arasında. Özellikle yabancı hikayeciler daha da dikkatimi çekmeye başlamışlardı; çevirileri de güçlü olduğu zaman daha da başka bir tat ve keyif vermeye başladılar bana.
            Mesleği Avukatlıkmış, boş zamanlarında fırsat buldukça yazarmış. Zevkle ve emek vererek yazdığı belli oluyor.
            Yerli yazarlarımıza haksızlık ettiğim kanısı oluşmasın kimsede, yerli yazarlarımızdan da oldukça okumaya özen gösterdim. Yerli yazarlarda anlamakta zorlanmıyorum, ancak kelime oyunlarını daha da kolay fark edebildiğim için okuması daha da kolay geldiği için arada bir yabancı yazarlara yönelerek aradaki farkları kıyaslamaya çalışıyordum kendimce haddim olmayarak.
            Hani denir ya, “her yiğidin gönlünde bir aslan yatar” benim de gönlümde aslan değil aslanlar vardı, gelip yerleştiler birden; bana bile sormadan.
            Bu bahsettiğim hikayelerden oluşmuş kitap Kafka'dan “Bütün Öyküler-01” kitabı. Adamın zaten az kitabı yayınlanmış ve ölümünden sonra kalanların yakılmasını istemiş vasiyetinde. Vasiyet ettiği kişi uymamış vasiyetine, kıyamamış, iyi ki de kıyamamış.
            Hikayelerini okuduğumda hak vermemek mümkün değil güçlülüğüne. Kelimelerle o kadar güzel ve uyumlu oynuyor ki, neredeyse bir kelimeden yoka çıkarak koskocaman sayfalar dolusu bir hikâye çıkarabilme gücü var adamın. Icığını cıcığını çıkarıyor kelimelerin, girişte hemen başlıyor didikleme sonuna kadar devam ediyor, bazen takipte zorluk yaşadım dikkatim dağıldığı zamanlarda; dönüp tekrar okudum aynı hikâyeyi.
            Ve sonuca gelindiğinde hiç beklenmeyen bir son oluşuyor cacığı çıkmış kelimelerden oluşan cümlelerle. Hikayelerde anlatım yalın olmasına rağmen oldukça güçlü bir anlatı yeteneği hemen anlaşılıyor elbette. Abartısız söylemem gerekirse şaşırdım çünkü; okurken cesaretim kırıldı yazma düşüncemde, böyle bir yazım tarzı oluşturmak neredeyse mümkün değil, bir yerlerde cevaplanmayan ya da sorulmayan bir soru bıraktın mı at çöpe gitsin yazdıklarını. İşte bu yüzden cesaretim kırıldı.
            Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır ya ben de kendime göre yazacağım, öyle yapmam da en doğrusu zaten. Kendime göre oluşan tarzımı geliştirmeye çalışarak yazmaya devam edeceğim zaman içinde. Ne olacağını nereye varacağını kestiremiyorum, gün ola hayrola.
            Bu kitabı dikkatinizi vererek hikâye hikâye okursanız daha fazla zevk alacaksınız sanırım okurken; roman okur gibi haydi başlayayım da sürüklemeye başlayınca devam eder giderim diye düşünürseniz, tatlar karışmaya başlar ve ağzınızın tadı bozulur hiçbirinin tadını da alamamış olursunuz.
İyi okumalar dilerim sizlere, gevezeliğimi burada keseceğim. 😊

                                                                               18-10-2017

Halil GÖNÜL

Görsel: Halil Gönül

8 yorum :

  1. "her yiğidin bir yoğurt yiğişi vardır.." çok doğru..herkesin kendine göre bir yazım biçimi var..sizinki de bunlardan biri..siz de kendinize göre bir yazma biçimi elde etmişsiniz..:) kafka değer verilen ve sevilerek okunan bir yazar..elinize sağlık.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ertuğrul Yıldırım,
      Teşekkür ederim. henüz gel gitler yaşıyorum bazen tarz konusunda ama içimden geldiği gibi yazmak hoşuma gidiyor. beğenmenize seviniyorum. Hoşça kalın.

      Sil
  2. Sizin yazma tarzınızı seviyorum. Zaten önemli olam herkesin kendi gibi olması Yoksa hep aynıbtip yazıları okumaktan okur olarak sıkılıyorum.
    Selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. incidennotlar,
      Teşekkür ederim, haklısınız; her yazı aynı tarz olduğunda sıkılıyor insan bir süre sonra. :)
      Hoşça kalın. :)

      Sil
  3. ne kadar güzel anlatmışsınız. sizin tarzınız da çok iyi bu arada Halil Bey. Belli bir zaman sonra kitaplardan alınan tat ve bakış açımız farklılaşıyor artık usluba, kelimelere ve tarza da odaklanabiliyoruz. Lezzetli bir anlatım olmuş, yazdıkça ve en önemlisi de okudukça eleştirdikçe kendinizi bulacağınızı düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demirkadın demir,
      Teşekkür ederim ilgi ve beğeniniz için. Galiba en güzeli: İnsanın içinden geldiği gibi yazması, saf ve yalın haliyle.
      Hoşça kalın. :)

      Sil
  4. Rahat okunan üslubunuzla yazılarınızı okumaktan hoşnutuz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ACEMIDEMIRCI,
      Teşekkür ederim, sevindirici bir haber bu benim için. :)

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.