AKAN ZAMAN

Kişisel blog, akan zamandaki yaşam izlerinden derlenen özgün içerikler; hikaye, şiir, anı, gözlem, yorum, sitem, alınan dersler olarak yansır gün yüzüne.

Salı, Ekim 17, 2017

Pazar Gözlemim-26-Sıkı Para Politikası

               
sac-pidesi
İkindi vakti Pazar pazarında dolaşıyorum fiyatlar hakkında bilgi edinmek için. Fiyatlar genellikle akşam vaktine doğru düşmeye başlar hızlı biçimde. Almak istediğim çok fazla bir ihtiyacım yok ama yine de dolaşmak hoşuma gider pazarları. Bir canlılık vardır Pazar yerlerinde, hayatın akışını hissederim oralarda.
                İnsanların yaşam kavgaları yansır Pazar yerlerine ve yaşamın ta kendisidir Pazar yerleri benim açımdan. Acizlikler, çaresizlikler, sevinçler, üzüntüler kısaca insana ait ne kadar çeşitlilikte hal ve hareket varsa yansımalarını görebilmek mümkün olur her zaman.

Pazartesi, Ekim 16, 2017

Fatma'nın Okey Partileri

“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”

BÖLÜM-27

KIZIM BİTMİYOR MU DAHA BU OYUN?

KAŞIK
Okey karesi

         “Anne bir çay daha versene bana lütfen” dedikten sonra okeyi dışarıya atarak kahkaha atmaya başladı, sayı tablosuna bakarak “arkadaşlar bu sefer benden kaçmaz bu parti” diyerek mutfak tarafına baktı sinirli tavırla. Gelen giden yoktu.  Taşlar karıştırılmaya başlandı ve dizilmeye geçtikleri sırada ilk beş adet okey taşını dizdikten sonra tekrar baktı ama gelen giden yoktu hala.
            “Anne ben fikrimi değiştirdim, meşrubat olsun, meyve suyu” diye seslendi. Diğerleri de meyve suyu istediklerini söylediler. “Vallahi şekerim bugün çok şanslısın sen hayrola bu işlerde epeyce ustalaştın” dedi Fatma'nın sağında oturan sarışın uzun saçlı kadın. Oldukça bakımlı bir hali vardı. Ağzı kulaklarına varıyordu gülümsemek için kendini zorlarken.

Pazar, Ekim 15, 2017

Yusuf Okumaya başlayacak mı?

“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”

BÖLÜM-26

YUSUF’UN OKUMA HEVESİ

KAŞIK
"Kızgın"

        Nasıl bir insanlıkmış bu ya? Diye sordu kendisine defalarca. Her soruda yumruklarını sıkıyordu bilmeden. Veysel’in odaya geldiğinde yumrukları sımsıkıydı hala. “Ne o oğlum beni mi yumruklayacaksın, nedir alıp veremediğin benimle?” dedi Yusuf’a gülümseyerek.
                “Ne yumruğu ne alıp veremediği, sen ne diyorsun kanka?” dedi Yusuf şaşırarak Veysel’e. “Şu ellerine bir baksana sen” deyince Veysel, ellerine baktı bir an Yusuf ve sımsıkı olduklarını ve mosmor renklerini görünce birden açtı avuçlarını. Anlamıştı ne demek istediğini Veysel’in.
                “Ulan böyle insanlık mı olur be arkadaş? 

Cumartesi, Ekim 14, 2017

Yusuf Hastaneye Nasıl Girdi?

“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”

BÖLÜM-25

YUSUF’UN GELİŞİ

KAŞIK
"Hüsnü Beye Çiçek"

                Yusuf çıkageldi elinde yiyecek, içecek ve çiçekle. Heyecanlı görünüyordu, biraz da terli. Epeyce uğraşmışa benziyordu. Koridora çıktığında Veysel’in odasını sordu görevliye. İşaret ederek gösterdi odanın yerini. Konuşmasının bitmesini beklemeden koşturarak ilerledi odanın kapısına doğru.
                Odanın kapısından “vay benim kardeşiiim, gelmiş geçmiş olsun” diyerek ilerledi yanına doğru. Bir anda elindekileri ne yapacağını şaşırarak ellerindekilere bakıp sonra koydu sehpanın üzerine. “Yiyecekler sizin, çiçek Hüsnü Amcaya” dedi ve Veysel’e sarıldı hasretle. “Özlemişim yahu, özletme bu kadar kendini bir daha” diyerek güldü.

Cuma, Ekim 13, 2017

Kaşık-24-Ana-Oğul Sohbeti

“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”

BÖLÜM-24

ANA-OĞUL SOHBETİ

KAŞIK
"Ana-Oğul sohbeti"

                “İnşallah anacığım inşallah. Allah o günleri gösterir bize değil mi?” dedi Veysel lokmasını ağzına alırken.
                “Oğlum sakın unutma, can bedende sağ oldukça çok su akar bu derelerden. Suyun sesini dinle sen. Huzurunu kaçırıp da kendine eziyet etme hiçbir zaman. Bu beden hesabını sorar sonra sana.
         Bak gözünün önünde örnek işte kayın pederin. Vücuduna yüklendi adam yıllardır o da iflas etmek üzere artık.