İnşaat mühendisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnşaat mühendisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Kasım 02, 2020

Türkiye’de İnşaat Manzaraları

"İzmir'de yıkılan binalardan birisi"

Türkiye’de İnşaat

            Toplum olarak korumacıyızdır. Her şeyi koruruz elimizden geldiğince. Çocuklarımızı kötülüklerden koruruz. Ancak uyuşturucu kol gezer her köşe başında. Cümle âlem de bilir bunu ancak çözüm yoktur ortada. Gencecik çocuklar düşerler sokak ortasında bir seksen.

            İnşaatları koruruz devlet olarak. Doğru düzgün yapılsın diye uğraşırız elden geldiğince. İçinde canlar yaşayacaktır. Güvende yaşasınlar, korkusuz uysunlar gecelerde diye elden gelen yapılmaya çalışılır. Yapılamaz. Tıpkı uyuşturucuda olduğu gibi. Bir deprem olur, onlarca, yüzlerce can kaybı yaşanır. Dünyalar kararır, ateş düştüğü yeri yakar. Devlet oradadır reklamını yapmak için. Ağız dolusu laflar edilir. Bir türlü çözülmez mesele. 

Cumartesi, Ekim 17, 2020

Evriliyor muyuz, devriliyor muyuz?

evriliyormuyuz

Evriliyor muyuz, devriliyor muyuz?

            Toplum olarak evriliyor muyuz, devriliyor muyuz?

            Öncelikle söylenmesi gereken cevap “evriliyoruz elbette” ağalar, paşalar, aslanlar, kaplanlar…

Pazartesi, Mayıs 11, 2020

Bomba Kat Nedir?

İyi Niyetli Protokol

            Geçen günlerde internette dolaşırken bir haber ilişti gözüme Aydın yerel gazetelerinden birisinde, ”Efeler Belediyesi ile Jeoloji Mühendisleri Odası Aydın Temsilciliği arasında işbirliği protokolü imzalandı.” Başka yerel gazetede de gördüm aynı haberi.
            Güzel bir haberdi bu Aydın için, Aydın’daki yapılaşma için. Dolayısıyla insanların can güvenliği için önemliydi. Haberin vurgulamaya çalıştığı durum da bu yöndeydi,  “. . ., güvenli yapılaşma için atılan önemli bir adımdır. . .”

Cuma, Ocak 17, 2020

Evrim, Baston, Toplum, Köşe?

Evrim ve Baston

            Gecenin geç vaktinde bir şeyler okurken birden düşünmeye başladığım inşaat mühendisliği ve şekiller –dikdörtgen, kare, silindir, daire vb.- konusu oldukça aklımı karıştırdı edebiyat da eklenince içlerine.
            Şimdi sizler okurken “ne ilgisi var edebiyat ve şekillerin? Diye soracaksınız biliyorum. Çünkü ben de sordum aynı soruyu. Var hem de bal gibi varmış, düşündükçe ayırt etmeye başladım ben de.
            Öncelikle “edebiyat” ile ne anlatmaya çalıştığımı açıklamam gerek çünkü bilinen anlamların yanında ilave olarak bakış açısı, yazmak, yazım şekli, yazma düşüncesi, kültür, yanlılık, uzlaşmacılık gibi anlamlar da yükledim ben.

Cumartesi, Kasım 23, 2019

Not Alır mısınız?

Not

                Her birimiz hayatımızın değişik zamanlarında zor sorularla karşılaşmışızdır. Bazılarımız çözmüşlerdir, bazılarımız uzun uğraşlar sonunda çözmüşlerdir bazılarımız ise pes etmişlerdir. Bahsetmek istediğim konu ise bu soruyu çözmeye çalışırken kafamızın içinde dolaşanlar ve kendi kendimize çıkarmaya çalıştığımız dersler.

Cumartesi, Kasım 16, 2019

Balıkesir Maceram-Son yoklama

Bavulum

            Neyse, son yoklamalarımı da yapmaya kararlıydım ve gerekirse öğle vaktinden sonra tamamen ayrılıp geriye dönebilirdim de. Geriye dönüşüm benim için sürpriz olmayacaktı.  Otele geriye döndüğümde görevli uyanmış oradaydı. Dumanı söyleyince kendisine, bir arızanın olduğunu ve o nedenle oluştuğunu söyledi. Kalmayacağıma göre önemli de değildi zaten. Hesabımı ödeyerek ayrıldım. 

Cuma, Kasım 15, 2019

Balıkesir Maceram-Bavulumu Hazırladım

Otogar

                Her ne kadar güvenemediysem de benim için zorunluluktu gitmek, bir bakıma. Çünkü hemen görünürde bir iş garantisi yoktu ancak zamana bırakmak gerekiyordu. İşte bu zamanı değerlendirmekti amacım.

Perşembe, Kasım 14, 2019

Balıkesir Maceram-Bir Keriz Daha

Bir Keriz Daha

                Selam verip içeridekilere, pencere kenarındaki boş masaya geçip oturduk. Giyim kuşamımdan ve arabadan dolayı insanların bakışlarından değişik duygular hissetmeye başladım. Bir keriz daha bulmuş, diyordu belki de bazıları, garip garip bakıyorlardı. Farkına vardırmadan her bir kişiyi gözlem altına almıştım çayımı yudumlarken. Bir taraftan da sohbet ediyoruz R.. bey ile.

Çarşamba, Kasım 13, 2019

Balıkesir Maceram-R. Bey’le Tanışma

çay keyfi

Balıkesir’e Yolculuk ve R. Bey’le Tanışma

                Öğleye yakın yemek arasından yararlanarak çıktım yola. Balıkesir’e varınca telefon ettim tekrar. Adresi tam bilen olmadı sorduklarımdan. Yol tarifi aldım yüksek mimar R..’den. Yarım saat sonra tarif edilen köye vardım. Sorduğumda söylediler, bulması kolay oldu.

Salı, Kasım 12, 2019

Balıkesir Maceram-Arandım

Yüksek Mimar R… Bey Aradı

                Reşat Nuri Güntekin’in "Anadolu Notları" isimli hikâyelerini okurken bir anda aklıma düştü Balıkesir maceram. Üzerinden bir on yıl kadar geçmiş olduğundan bir süre düşündüm üzerinde. Ancak öyle bir kömür kokusu hissetmeye başladım ki genzim yanıyor, nefes almakta zorlanıyorum. Üstüne üstlük gözlerim de sulanmaya başlamaz mı, açamıyorum gözlerimi yangıdan. Kavruluyorlar adeta ve şakır şakır da gözyaşı sıyrılıp iniyor yanaklarımdan aşağıya. Birkaç kez ellerimin tersiyle silsem de olmadı. Nihayetinde bıraktım okumayı. Gidip yüzümü yıkadım, özellikle gözlerime dikkat ettim. Bir süre ara verdim o Balıkesir’deki otel maceramı düşündüm ve yazmaya karar verdim.

Çarşamba, Temmuz 10, 2019

Neden Mazeret Üretiyoruz?


                Bizim toplumda sorumlu insanlar genellikle mazeret üretirler başarısızlık durumlarında. Sorumlu olunan alanda yaşanan olumsuzluk başaramayandan çok idareciyi ilgilendirir bence ancak ben bu yaşıma kadar altındaki personelin başarısızlıklarından kendisini sorumlu gören bir idareciye rastlayamadım. Her zaman alttakilerin başı yanar üsttekiler kurtulur hatta iyi oynamışsa ödül bile alır, terfi ettirilir sanki suçluyu ortaya çıkarmış gibi. Aslında tek suçlu vardır o da idarecidir.

Perşembe, Aralık 07, 2017

Ah Bir Diplomam Olsa!

           “Vallahi, senin gibi diplomam olacak; neler yaparım neler, biliyor musun?”

"Piyano Ev"
              Bilmiyorum!” dedim sakince suratına, gözlerinin içine bakarak. Sanki orada değilmiş, benimle konuşan o değilmiş gibiydi hali; yüzünden, gözlerinden gördüklerimden öyle anlamıştım.
         “Bir taraftan onu düşünürken diğer taraftan da kendimi düşünmeye başladığımın farkına vardım, o hayallerinde yüzerken. İlk sorduğum soru kendime: ben salak mıyım? Oldu içimden. Ben neden yapamıyorum o zaman? Sorusunu daha tamamlamamıştım ki aklımda; olanlar oldu bana geldiler topluca ve yıllarımı dizdim gözlerimin önüne. Yıllarca kendime söylediğim sözler çınlamaya başladı kulaklarımda.

Cumartesi, Ekim 28, 2017

Mühendis Roman Yazabilir mi?

Rakamlar

Mühendisin Roman Yazması

Teknik bir kafanın roman yazdığına pek rastlamadım bugüne kadar, belki de var ben duyup okumamışımdır; büyük konuşmak istemiyorum. Ne kadar değişik bir şeymiş bu durum böyle, farkına vardığımda evrimleşebilmenin oldukça uzağındaydım artık.
Hâkimin kararı, mühendisin kazığı, doktorun raporu derken ne hallere düşmüşüz de haberimiz yokmuş meğer. Bol bol okudum hep, ne bulduysam, hikâye, roman, bilimsel kitaplar, polisiye; her birinden de ayrı ayrı zevk aldım ancak bir betonarme proje hesaplamasında döşeme veya kiriş çözmek kadar zevk vermedi çoğu. Hele bir de kolon dengelemesi yok muydu elle hesaplarken; omuz bile verdim kolon dengelenmedikçe.  

Cumartesi, Eylül 30, 2017

Mühendislik Anılarım-Ustanın İntikamı

İntikam İlacı
"İntikam İlacı"

               Bunu duyan usta talip olmuş yardıma. Kayınının bulunduğu ekibe kahvaltıyı o dağıtmaya karar vermiş. 
         Şantiyede nereden baksanız 200 veya fazlası çalışan vardı. Bizim usta müshil ilacını suyun ve çorbanın içine koyup veriyor servisleri. Kendisi de aceleyle içiyor çorbasını şantiyeden kalkan ilk servisle ayrılıyor ekibiyle beraber.

Cuma, Temmuz 14, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-İntihar Girişimi-Kayık Macerası

Kayık Macerası

          Birliklerimiz yakındı Necati'yle. Fakat Necati'nin acemilikten yeni gelmiş olması biraz sıkıntı yaratmış onda. Ben daha eskiydim. İki dönem öndeydim Necati’den. Necati'yle birlikte olan devre arkadaşım zaman zaman anlatıyordu sıkıntılarını.

         Necati kışlada yatıp kalkıyor, ben evde kalıyordum iki adet başka arkadaşla. Akşam üzeri Necati geldi yanıma “Abi haydi bu akşam sahile inelim biraz kafa dağıtırız” deyince “Olur” dedim. Bir hafta kadardır sahile inmemiştim ben de.

Perşembe, Temmuz 13, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-İntihar Girişimi

Akşam Yemeği
"Akşam Yemeği"

     Necati'yle karşılaşmamızın üzerinden 10 gün kadar geçti, ilk aramasında önemli bir işim olduğu için yemek davetlerini nazikçe geri çevirmek zorunda kalmıştım. Bu seferki telefonuna olumsuz yanıt vermeye utandım ve kabul ettim yemek davetini.
 Çalıştığım dosyanın yazışma dosyalarından ikincisini -son- bitirmeme çok az kaldı. 

Çarşamba, Temmuz 12, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-Eşek Şakası

Cumali'nin Yaptığı

            Kış günlerinde bazen havanın sürprizleriyle karşılaşıyoruz. Bir bakıyorsunuz her taraf kar boran, lapa lapa kar yağıyor, sis kaplıyor ortalığı. Sis dedim de en çok içimi karartan hava durumudur, özellikle Ankara'da bu durum çok daha fazla dikkatimi çekmeye başladı. Zaten Ankara simsiyah, bir de üstüne sis çöktüğünde içim kararıyor, hiçbir şey yapmak istemiyorum.
         Çevremi gözlemlediğimde de aynı durumu fark ettim; ancak süreli işleri olanlar -yazışma gibi- işini yapıyor diğerleri birbirine sataşıyor, şakalar yapıyor; öylesine vakit geçiriyordu.

Salı, Temmuz 11, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-Küfürlerin Ahengi

Şaşırtan Karşılaşma

                Birkaç gün kız arkadaşa yardım edip, onun kesin hesap dosyasını tamamladıktan sonra kendim yeni işle ilgili dosyaları masamın üzerine koydum ve bir süre hiçbir şey yapmadan oturup dosyaları seyrettim; çok şeyler söylüyorlardı fısıltıyla, arada bir de göz kırpıyorlardı bana: “hazır ol geliyoruz” der gibiydiler.

Pazartesi, Temmuz 10, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-Omuz Omuza Sohbet


Enseye Tokat

                İlk kesin hesabımı teslim ettim bugün; bir ay kadar süre geçti neredeyse. En kalın ve yazışma dosyaları en şişkin işimdi. Diğer hesapları daha erken sürede bitiririm diye geçiriyordum içimden. Her durumda üç ayı doldurmak istiyordum; İngilizce kursunun sonunu da görmek istiyordum çünkü. İngilizce bilgilerimde de oldukça yenilenmeler olmuştu; kendimde hissedebiliyordum bunu.

Perşembe, Temmuz 06, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-Adab-ı Muaşerete Aykırı Davranışımız

"Kaptajların Tarihçesi"
Ne Zamanlardan Geçtik

        Günlerin nasıl geçtiğini pek anlayamıyor durumdaydım, Gündüz dairede dosyalar içinde dolaşıyor-sanki heyecanlı film izliyormuşçasına- mesaiden sonra İngilizce kursu derken yatma vakti geliveriyordu.
        Bugün öğleyin yemekten erken çıktım ve kütüphaneye gittim. Aslına bakarsanız ne aradığımı da bilmeden öylesine uğramak istedim ne var ne yok diye; belki de mesleki olarak önemli kaynaklar bulabileceğimi düşündüm bilinç altımda, ayaklarım çekti işte.
                Kütüphanede kimse yok, koskoca oda ıssızdı, en küçük hareketim yankılanarak büyük bir gürültü olarak kulağıma dönüyordu. Kapıdan içeriye girerken ileride duvar dibinde büyük bir masa gördüm ve o yöne doğru ilerledim.