Pazar, Temmuz 12, 2020

Zafer'in Çocukluğunda Bayram Namazı

Bayram Namazları Eşitlikti Yaşlı ve Çocuk İçin

                Zafer, çocukluk yaşamını ilk tarıma geçenlerin yaşamına benzetir; tıpkı onlar gibi toprak, hava ve diğer canlılarla iç içe yaşadıklarını hatırladıkça gözleri parlar, içini garip bir sevinç kaplardı. Anılarına dalardı sıcaklığını daha da artırsın diye. Soğuk ve ayaz zamanlarda oldukça işe yarardı sanki. Titremesinin durduğunu bazen de terleme hissettiğini bilirdi.

Perşembe, Mayıs 21, 2020

Misket

Misket

                Ali, yürümeye başladığından beri misketlere hayran bir çocuktu. Nerede misket oynayan çocukları görse oraya doğru sürüklüyordu elinden tutup gezdirmeye çıkaran kişiyi. Bu kişi bazen anası, bazen babası bazen de kardeşlerinden birisi olurdu. Köyde bilmeyen kalmamıştı Ali’nin misket sevdasını. Hele bir götürmek istemesinler misket oynayan çocukların yanlarına, yıkardı ortalığı bağırmaktan. Yanlarına ulaştıklarında da hiç bir şey olmamış gibi çömelir, başını da iki ellerinin arasına alır öylece seyretmeye dalardı.

Salı, Mayıs 19, 2020

Anne ve iki oğlu.

İki oğlan

                "Anlatacaksan doğru dürüst anlat anlatıcı," dedi. Tatlı bir gülümseme belirdi dudaklarının ucunda Annenin.
Küçük oğlunu emziriyordu ama ölen kocasından olan büyük oğlu memedeki oğlanı kıskanarak huysuzluk yapmaya başlayınca, “gel, gel sende bakalım” diyerek diğer göğsünü ortaya çıkardı, eliyle tuttu “al bakalım” dedi. Huysuz oğlan o anda hiç tereddüt etmeden yapıştı memenin ucuna. İki oğlan da emmeye başladılar. Bir süre geçtikten sonra büyük oğlan gözlerini annesinin gözlerine dikmiş inceliyordu.

Pazar, Mayıs 17, 2020

Olir mi Ekiz Çocik?

Olir mi Ekiz Çocik?

            “Merhabalar!”
            “Hoş geldin, buyur otur.”
            “Hoş buldum. . . ”
            “Bu Seyfo, bu arkadaş da Hello” dedi Cenko, beni işaret ederek. Üçümüzdük masada. Cenko derdi herkes, asıl adını bilen yoktu kahvede. Durmadan memleket değiştirip durmuş karın doyurma derdinden ama hep aç hep aç. Karnı kızınca yemek yiyememiş 80’lik ömründe. Ağzı açılmaya görsün kapatılmaz kolay kolay. Yalanı da boldur ya, neyse.
            “Seyfo, bu da bekar sencileyin.” Dedi ve güldü. İma ettiği bir durum vardı ama bekleyecektik sonucu görmek, anlamak için. "Senden gençtir emme, sen seksen bu yetmiş." dedi sırıtarak.

Cumartesi, Mayıs 16, 2020

Kız ve babası

Kız

Kız ve babası

            Yalnızlığını unutmaya çalışırken onlarca korkuyla yüzleşiyordu adam. Bunun adına tecrübe diyorlar işte diye seslenmek istedi bir an ama yalnız olduğundan dolayı bir duyan olursa deli damgası yerdi bu yüzden yutkundu ve etrafına bakındı balkonda otururken.

Perşembe, Mayıs 14, 2020

Arkanıza yaslanıp gözlerinizi kapatın

Bill_Gates

Arkanıza yaslanıp gözlerinizi kapatın

            Covit-19  isimli yeni tür Coronavirüs, dünya genelinde hızlı bir yayılım göstermesi –pandemik- ülkelerin yöneticilerini harekete geçirdi. En basit çare kapıları kapatmaktı. Öyle de yaptılar. Ülke sınırlarını giriş ve çıkışlara kapatarak virüsün dağılımını, hareketini kontrol etmek istediler.

Çarşamba, Mayıs 13, 2020

Boy boy kölelik

Boy boy kölelik

            Covit-19 karantina günlerinde gıda durumu dikkatimi çekmeye başladı. Bazı yerel yönetimler yerli tohumları ön plana çıkararak üreticiyi heveslendirmeye çalışıyorlar. Ancak memleketin üretim ambarı olan –patates, soğan, sarımsak vb.- yerlerde ürünler tarlada kalıyor veya masrafını kurtarmıyor. Depolarında veya tarlada çürümeye terk ediliyorlar.

Salı, Mayıs 12, 2020

Covit-19 ve Maske

Covit-19 ve Maske

            Hava oldukça güzeldi, evde sıkıldım. Çarşıya yürüyerek çıkayım istedim, niyetim yürüyüş yapmaktı çarşıya çıkma bahanesiyle. Saat on beş civarıydı. Aydın’da eski “Salıpazarı” kurulmuyor artık, biliyorum ama eski alışkanlık vardı bende, neredeyse her salı çıkar, çarşıdaki veya resmi dairelerdeki işleri görür, pazardan da alış verişimi yapar dönerdim.

Pazartesi, Mayıs 11, 2020

Bomba Kat Nedir?

İyi Niyetli Protokol

            Geçen günlerde internette dolaşırken bir haber ilişti gözüme Aydın yerel gazetelerinden birisinde, ”Efeler Belediyesi ile Jeoloji Mühendisleri Odası Aydın Temsilciliği arasında işbirliği protokolü imzalandı.” Başka yerel gazetede de gördüm aynı haberi.
            Güzel bir haberdi bu Aydın için, Aydın’daki yapılaşma için. Dolayısıyla insanların can güvenliği için önemliydi. Haberin vurgulamaya çalıştığı durum da bu yöndeydi,  “. . ., güvenli yapılaşma için atılan önemli bir adımdır. . .”

Cumartesi, Mayıs 09, 2020

Kitap-OKUMAK YAZMAK VE YAŞAMAK ÜZERİNE

OKUMAK YAZMAK VE YAŞAMAK ÜZERİNE

Yazar: Arthur Schopenhauer
                Çeviren: M. Sırrı ERER

 s.19-          Dünyanın herhangi bir yerinde elde edilebilecek çok fazla bir şey yoktur. Dünya sefalet ve ıstırapla doludur; ve eğer bir insan bunlardan yakasını kurtarırsa, bilsin ki can sıkıntısı her köşe başında pusuda beklemektedir. Hatta daha da fazlası; genellikle galip gelen kötülüktür; gürültü ve şamatayla sesini en fazla duyuran budalalıktır. Talih insafsız ve acımasızdır ve insanlık acınacak durumdadır. Bunun gibi bir dünyada kendinde (içinde) zengin olan bir insan Noel zamanında aydınlık, sıcak, mutlu bir yuvadır; buna mukabil bundan yoksun olanlar karlarla kaplı soğuk bir aralık gecesidirler. Dolayısıyla yeryüzündeki en mutlu talih, fevkalade seyrek tesadüf edilen zengin bir kişiliğe ve daha da özelde iyi bir akıl donanımına sahip olmaktır; bu en mutlu talihtir, her ne kadar son kertede çok parlak olduğu söylenemese de.

Çarşamba, Mayıs 06, 2020

Kitap-İnsan Vücudunun Öyküsü

İnsan Vücudunun Öyküsü - Sağlık, Hastalık ve Evrim

Yazar: Daniel E. Lieberman
İngilizceden çeviren: Doç. Dr. Raşit Bilgin, 1. baskı: Say Yayınları, 2015

                        E. Daniel Lieberman –Yalınayak Profesör- (1964): Harvard Üniversitesi'nde İnsan Evrimsel Biyolojisi profesörü ve Biyoloji Bilimleri'nde Edwin M. Lemer II Profesörü.

Pazartesi, Mayıs 04, 2020

Kitap-SU VE SABUN

 

SU VE SABUN-Dr. Bonnie HENRY

                        İngilizceden Çeviren: İbrahim ŞENER
                        Pegasus Yayınları, 1. Baskı: Ocak 2012, İstanbul

            İçinde bulunduğumuz covit-19 karantina günlerinde, bilgi kirliliği oldukça fazladır. Neyin doğru neyin yanlış olduğu çoğu kimse tarafından tamamen karıştırılmış durumdadır. “Su ve Sabun” kitabını okurken “körün istediği bir göz, Allah vermiş iki göz” deyimi dolandı dilime. Hınzırca sırıtmaya başladım.
            İçinde bulunduğumuz bilgi kirliliğine çözümdü “Su ve Sabun” kitabı. Yazarı bu işle ilgili bir doktordur.
            Bu kitap içinde virüsler, bakteriler ve daha başka mikropların dünyada ne kadar etkili olduklarını, hangi hastalıkların tedavisi var, hangilerinin yok, hangi virüs, bakteri ne kadar öldürücü ve korunma yolları var mıdır? Daha pek çok sorunuza cevap bulabileceğiniz bir kitap olması nedeniyle önemlidir.
            İşin bir görünen yüzü var, bir de görünmeyen yüzü. Görünen yüz bize neyi ne kadar anlatıyor, görünmeyen yüz hakkında ne kadar bilgimiz var? Mikroplarla içli dışlı yaşadığımızın farkında mıyız?
            Eminim sıkılmadan okuyacaksınız, mikropların dünyasını daha rahat anlayacaksınız. Kafanızdaki belirsizlik ortadan kalkacak. İnsanı korkutan şey bilgi eksikliğidir. Bilmediği şeylerden korkar insanoğlu. Bildiği şeylerden korkmaz çünkü nasıl yeneceğini hesaplar, savaş planları yapar kendine göre. 
            Gece karanlığında el fenersiz çıkmayın yola derim. Su ve Sabun bu karanlıkta el feneriniz olacaktır. J

Pazar, Mayıs 03, 2020

Bebiş

Bebiş

Hoş geldin,
Hoş geldin bebiş,
Ver ellerini,
Yumuş yumuş narin ellerini,
Öpeyim.

Kitap-Dişi Narsisizm-UÇLARDA YAŞAYANLAR

UÇLARDA YAŞAYANLAR-Kabul Görmeye Olan Açlık-Dişi Narsisizm

 Yazar: Bärbel Wardetzki, Almancadan Çevirenler: Feyza Sarper Öztürk - Mukaddes Öğünmez
Sistem Yayıncılık, 1. Basım: Ağustos 2010, 264 s.

                       Bu kitabı okuduğumuzda yaşamın başka bir yönünü daha tanımaya fırsat bulabiliyoruz. uzağımızda olmayabilecek bir olgu. Belki de yanyanayız ama farkında değilizdir, kim bilir!

Pdf s.10-          Ruhsal hastalıklar sadece bireysel kader değildir, toplumsal acının bir ifadesidir.            Ama Narsisizm sadece kendimiz etrafındaki daireler değildir; daha derin kavrarsak insanın kendine ve sınırlarına doğru ümitsiz arayışıdır.

Cuma, Mayıs 01, 2020

Kitap-İNİLTİ

AKIL HASTALARININ YAZDIKLARI ŞİİRLER-İNİLTİ

DERLEYEN: Bedia Tuncer, Matbaa Teknisyenleri Basımevi İSTANBUL-1964

Bu şiirleri okurken bazen hüzünlendim bazen gülümsedim. Her bir şiirin ayrı bir hikayesi var. Okurken hissediliyor. Yüreklerine sağlık. İyi okumalar dilerim.

s.12-                                                      ALLAH MUHAFAZA
Zorba kız kaçırır,
Kamarot kurşun kaçırır.
Karaborsacı döviz kaçırır
Zengin hanım kürk kaçırır
Ağa koyun kaçırır
Orman eşkiyası kütük kaçırır
Ve sonunda kaçırmak için bizlere
Elbette akıl kalır.
33.B servisinden Y… K…

Çarşamba, Nisan 29, 2020

Kitap-Beden Asla Yalan Söylemez

Beden Asla Yalan Söylemez-Alice Miller

 Orijinal Adı: Die Revolte des Körpers
Yayın: Okuyan Us Yayıncılık, 15. Basım İstanbul, Aralık 2019
Almancadan Çeviren: Cihan Dansuk

s.12-                Bu kitaptaki temel kaygım, gerçek ve güçlü duygularımızın inkarının bedenlerimiz üzerindeki etkileridir. Böylesi bir inkârı bizden ahlak ve din talep eder. 
             Hem kişisel tecrübem hem de çok sayıda insanın anlattıklarına dayanan psikoterapi hakkında bildiklerim doğrultusunda şu sonuca ulaştım: Çocukluklarında suistimal edilen çocuklar, gerçek duygularını muazzam bir şekilde bastırarak ve onlardan uzaklaşarak Dördüncü Emre -—Anne ve babaya saygılı ol, hürmet et– uymaya kalkışabilirler. Anne babalarını sevemezler ve onlara hürmet edemezler çünkü bilinç dışında hala onlardan korkuyorlardır. Ancak ne kadar isteseler de, rahat ve güvene dayalı bir ilişki kuramazlar.
            Onun yerine, gerçekleşen şey hastalıklı bir bağlanma, pek de gerçek sevgi olmayan, korku ve görev duygusunun karışımıdır, bir görüntüden ibarettir.

Cumartesi, Nisan 25, 2020

Kitap-Hayat Yolları

Hayat Yolları-Alice Miller

Çeviren: Haluk Barışcan; Metis Yayınları, Birinci Basım: Mart 2002, 167 sayfa.
           
            Bu kitaptan alıntıları dikkatle okursanız birçoğunuz yabancılık çekmediği şeylerle karşılaşacaktır. Örneğin, çocuk eğitimi: Bebeğin kucağa alıştırılmaması, şımarmasının önüne geçmek için yüz verilmemesi, kızılcık sopasıyla dövülmesi gibi durumları duymuş veya yaşamış olanlar çıkacaktır. “Falaka” kitabını okuyanımız da çoğunluktadır.  

Perşembe, Nisan 23, 2020

Kitap-SAHİP OLMAK YA DA OLMAK

SAHİP OLMAK YA DA OLMAK

 Yazar: Erich Fromm
Çeviren: Aydın ARITAN, Baskı: Arıtan Yayınevi 2003, İstanbul; 274 sayfa.

Ks.9-                Özetle "sahip olmak" ilkesine göre kurulmuş olan tüm düzenler ve toplumsal sistemler, insanları mutlu etmekten, onları doğru yöne yöneltip, evrimleşmelerini sağlamaktan uzaktırlar, yani yanlıştırlar. Öyleyse sorunun çözümü kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. İnsanlığın kurtulabilmesi için ilk ve tek şart, "sahip olmak" ilkesinden "olmak" ilkesine geçmektir. Bunu gerçekleştirebilmek; toplumsal düzeni, sosyal, ekonomik ve politik kurumları yenilemek, böylece o toplumdaki insanların "olmak" ilkesine göre davranmalarını sağlamakla olur. İnsanlık değişmek, yeni bir ahlâk, yeni bir toplum ve yeni bir insan oluşturmak zorundadır. Aksi takdirde yok olacaktır. Çözüm: "Yaşamak veya ölmek, yani sahip olmak ya da olmak" arasındaki seçimin doğru yapılabilmesinde gizlidir.

Çarşamba, Nisan 22, 2020

Kitap-Tanrıları Nasıl Yarattık?

TANRILARI NASIL YARATTIK, Tanrıların Ölümü


Yazar: Abdullah Rıza Ergüven
Berfin Yayınları, Birinci basım Ağustos 2000 İstanbul

Pazartesi, Nisan 20, 2020

Kitap: AYKIRI BİR DOKTORUN İTİRAFLARI

AYKIRI BİR DOKTORUN İTİRAFLARI

Yazar: Dr. Robert S. Mendelsohn

Özgün adı: Confessions of a Medical Heretic
Çeviren: Betül Y. Arslancan

s.6-                        Dr. Mendelsohn aspirin gibi “zararsız” ilaçlar bile dahil olmak üzere tüm ilaçların bedenimize bir şekilde zarar verdiğini, doktorların hastalıkları iyileştirmek için değil, semptomları bastırmak üzere eğitildiğini söylüyor. Çünkü “tıp kilisesi” sağlıktan değil,  hastalıklardan para kazanıyor.      

Cumartesi, Nisan 18, 2020

Artık benim de bir maskem vaaaaaaaaaaaaar!

Covit-19 Günlerinde Maske

Burası Aydın, otobüslere talimat verilmiş "maskesiz bindirmeyin" diye ve maskesiz yolcu almıyorlar. Maske istemişler kendilerine verilmemiş. Tahmin edeceğiniz gibi çarşıya gidemedim.
Yürüyerek fırına gittim, ekmek aldım. Yakınında büyük market var, yumurta ve çay almak için girdim. "Talimat var amca, maskesiz kimse girmeyecek" dedi delikanlı. Döndüm oradan bakkaldan temin ettim ihtiyaçlarımı.

Perşembe, Nisan 16, 2020

Kitap-Mahşerin Dördüncü Atlısı-Salgın ve Bulaşıcı Hastalıklar Tarihi

Mahşerin Dördüncü Atlısı-Salgın ve Bulaşıcı Hastalıklar Tarihi

       İçinde bulunduğumuz Covit-19 günlerinde okuduğum bu kitaptan yaptığım bazı alıntıları paylaşmak istedim sizlerle.  Kitap gayet kolay okunuyor, akıcı bir dil kullanılmış olması sıkmıyor insanı. gündem konusu olan virüs, bakteriler gibi konuların tarihi geçmişini ve ilk ortaya nerede çıktıkları, ne şekilde zarar verdikleri yeterince tatmin edici bana göre. Mevcut durumdan yola çıkarak gelecek değerlendirmesi de yapılıyor. 
       İyi okumalar dilerim.

Yazar: ANDREW NIKIFORUK
Bu çeviri, kitabın gözden geçirilmiş ve güncelleştirilmiş 1996 baskısından yapılmıştır.
Çeviri: Selahattin Erkanlı, İletişim Yayınları, 2016-İstanbul

Çarşamba, Nisan 15, 2020

Gelecekte Yaşayacaklar nasıl Seçilecek?

robotlar denetimde

Güçlülerin Seçimi

            “Biliyor musun, covit-19 ve daha sonrasında gelecek olan virüslerin asıl amacı seçmek olacak. İnsanları seçecekler. İyi, kötü diye değil, bilgili, bilgisiz diye. Doğanın işini elinden alacaklar çünkü doğa seçimini yaparken cahil, bilgili diye yapmıyor, güçlü, güçsüz diye yapıyor. Şimdi güçlüler yine güçlüleri seçecekler, güçsüzlere hiç, hem de hiç fırsat vermeden! Bir zaman için mevcut insanlar arasında güçsüz ama bilgi bakımından güçlü insanları seçecekler. Burada güçten kasıt hem para hem bilgidir. Ancak para bilgiyi satın alabildiği için asıl güç paradır.”

Salı, Nisan 14, 2020

Delik Ceplerdeki Umut

Delik Ceplerdeki Umut

            En yok zamanlarımızda umutlarımız vardı dolu dolu, yırtık ceplerimizde. Saça saça bitmiyorlardı, bir köşesinde sıkışıp kalanları da yetip artıyordu. Sıkıntılar kolaydı, kolay yenilirdi her zaman yeter ki cana gelmesindi gelen. Bir ölüm vardı yenemediğimiz, gerisi vız gelir tırıs giderdi. Ne garip, birçok sıkıntı çektik ama bir tane bile doğru dürüst hatırladığım yok. Demek ki derin iz bırakacak kadar etkileyememişler.

Çarşamba, Nisan 08, 2020

Covit-19 bana iyi geldi.

Covit-19 bana iyi geldi.

            -Covit-19 bana iyi geldi, biliyor musunuz? Tedavi etti beni.
            -Nasıl?

Salı, Nisan 07, 2020

Zengin Sofra.

Zeytin

            Kendime geldiğimde, duvara bakıyor buldum kendimi. Yalnızlık odam var benim, bazen girer seyrederim dünyayı. Yalnızlık odam her zaman açık olmaz. Kilitlidir benden başkası giremesin diye. Bu sefer çıkmak istemedim odadan dışarıya. Nedendir bilemedim ama bir titreme geldi. Üşümediğimi fark ettim sonra. Nedense dişlerim de şakırdamıştı hâlbuki.

Pazar, Nisan 05, 2020

Biz, bu işin neresindeyiz?

Koloniye doğru

            19. asra kadar dünyada düşünülenler ve yaşanılanlar düzlemseldi yani iki boyutluydu. İnsanlar uygulamada görüyorlardı ne olduğunu, neye yaradığını. Her ne kadar düşünenler bazı şeyleri üç, dört hatta beş boyutta düşünseler de yeryüzünde uygulaması üç boyutludan fazlasına geçemiyordu.

Cuma, Nisan 03, 2020

Zafer, aklından geçenler hızlanınca ne yapar?

Zafer’in Evrime Bakışı

Zafer zaman zaman aklından geçenlerin hızına yetişemediğinde derin nefes alıp vererek aklından geçeni geriye çağırıp tekrar düşünmeye çalışır üzerinde. Düşünmeye değer bulduklarını sık sık sarar bazen ileriye, geriye.
Evrim geçtiği anda kendisi ve yaptıklarını gözden geçirerek toplayıcı-avcı toplumu insanlarına gitti bir an. Şimdiye göre daha akıllıca davranarak doğa ve diğer insanlarla daha uyum içinde yaşadıklarını düşününce gülümsedi, iki yana başını sallamakla yetindi ilk anda.

Kral Çıplak

Çatlaklardan sızan sular.

            Memlekette kaç kişi virüse yakalanmış?
Sorunun cevabıyla karşılaşmak istemiyor gibi görünüyor Dövlet. Görünen o ki, ilk görülmesinden çoooooooooooooooooook önce girmiş virüs memlekete de haber yokmuş veya gözler kapanıp kulaklar sağırlaşmış.

Çarşamba, Nisan 01, 2020

1 Nisan

1 Nisan

            Hatırladığım kadarıyla ilk defa 1 Nisan'ı düşündüm. 1 Nisan şakaları yaptık çocukluğumuzda, gençliğimizde ama üzerinde düşünmeden yapılan şakalardı hepsi. O zamanlar kolaydı şaka yapmak, yapıyordun, söylüyordun olup bitiyordu.
            Düşündüğüm şey nasıl bir şaka yapayım, ne söyleyeyim? Covit-19 dünyayı etkilemiş durumda, dünyayı evin içine sokmuş sokaklarda istediği gibi cirit atıyor. Ülkelerin yöneticilerinin hemen hemen tamamı, sıkı tedbirler alarak insan hasarını en aza indirmeye çalışıyorlar.  İş ve aş olarak etkilenen insanlarına yardımlar sağlayarak kısmen de olsa yaralarına derman oluyorlar. “Hemen hemen hepsi” dedim çünkü bilinenlerden ayrışan iki ülke var. İsim vermeyeceğim. Çünkü 1 Nisan şakası adeta, insanın inanası gelmiyor.  Evet, ülkenin birisinde bırakın tedbir alıp vatandaşını koruma altına almayı, covit-19’dan bahsetmek yasaklanmış.

Pazar, Mart 29, 2020

Mağara'dan Vatan'a Evriliş mi gerçekleşiyor?

Yönetici ve Güven

            Malum, karantina günleri covit-19 yüzünden.  “Evde kalın” dediler, biz de yarı aç, yarı tok kalıyoruz evlerde. Kimseye ses edemiyorsun böyle zamanda. Bazıları var ki odalarından çıkmıyorlar. Dünyayla bağlarını kopardılar adeta. 
Şu 65 meselesi uygun bir şekilde anlatılamadı, 65’likler alındılar bu durumdan. Bazen sitem edenlere takılıyorum uzaktan uzaktan “ne yapsınlar, armut dibine düşer” diye. Hemen kabardı bir komşu alçak apartmanın ilerisindeki yüksek binadan “ne demek isteyon sen?”

Cuma, Mart 27, 2020

Cavit, Covit-19'a Karşı

Cavit, Covit-19’a karşı

            Covit-19, Cavit’e ne düşündürdü acaba? Cavit’e sordum ben de.  Cavit benim askerlik arkadaşımdır ve kapı komşumdur oldum olası. Çocukluğumuz birlikte geçti sayılır, bebekliğimiz de elbette.

Salı, Mart 24, 2020

Yaptığını Beğendin mi Covit-19?

Ne yaptın be Covit-19?

            Bu günlerde kendimde bir tuhaflık hissediyorum. Bir türlü kızgınlığım geçmiyor, içim kükrüyor daima. Alev alev yüreğim, kanat çırpıp duruyor uçmaya hazırlanan kuş yavrusu gibi.

Pazartesi, Mart 23, 2020

Ölümü Beklerken

Suçluluk

            Ölüm türlü türlü olur derlerdi de aklım sarmazdı çocukluğumda, bence tek bir ölüm vardı, yatıp ölmek, ölüp kalmak, vurulmak, …  Velhasıl gömülmekti kara toprağın altına.

Cumartesi, Mart 21, 2020

Hey Gidi Koca Dünya Hey!

Hey Gidi Koca Dünya Hey!

            “Hey gidi koca Dünya hey!
            Biliyor musunuz, artık gülümsetiyor ilk cümle beni. Çünkü Dünya küçüldü, küçücük kaldı insanın ve insanın yarattığı teknolojinin elinde. Neden böyle düşünüyorum diye sorarsanız eğer, içinde bulunduğumuz zamandaki “Coronavirüs” hikâyesi dersem şaşıracaksınız sanıyorum.

Çarşamba, Mart 18, 2020

İtalya'da Corona salgınında yapılan hatalar

Salgın

Bu videoda paylaşılan bilgiler çok değerli ve hayatidir, izleyin ve izlettirin lütfen.


Bu bağlantıda verilen bilgiler daha yenidir. ABD Ulusal sağlık enst.

Havada ve değişik metallerde ne kadar süre yaşıyor Corona virüsü?


Salı, Mart 17, 2020

Zafer'in beynine ve kalbine saplanan paslı hançer.

Zafer’in Köy ve Şehir Düşüncesi

                Zafer aklından gelip geçenleri frenlemeye çalışırken sinirlerinin de gerilmeye başlamasıyla dikkatini başka yöne çekmeye çalışıyordu ama nafileydi bu çabası. Saplanmıştı beynine, kalbine paslı bir hançer gibi.

Cumartesi, Mart 14, 2020

Köylüleşen Şehir ve...

Köylüleşen Şehir ve Körlük

                Ağır adımlarla yürürken Zafer çağrıldığı yöne doğru, köyü aklına düştü. Köydeki yaşamı geldi gözlerinin önüne. Kendisine baktı, çevresine baktı, beyni konuşuyordu durup dinlenmeden. Şehirdeki yaşamını ve başkalarının yaşamlarını düşündü. Farkları yoktu birbirinden ama köy yaşamı daha sıcak duruyordu şehir yaşamının yanında. Şehir yaşamındaki insanlar yalnızlaşmış, kendi dert ve tasalarıyla küçücük birer yumak olmuş yuvarlanıyorlardı habire, yönleri hiçbir zaman belli değildi taa ki ölünceye kadar. Ölmeleri bile belli belirsiz oluyordu her birinin. Bir varmış, bir yokmuş denilecek türdendi yaşam hikâyeleri.

Çarşamba, Mart 11, 2020

Nine, Zafer'i Çağırdı

Zafer ve Nine Karşılaşması

            Oradan oraya koşturup duran Zafer yorgunluğunu hissetmemeye çaba gösteriyordu. Bir anda Nine'yle göz göze geldiler, Nine gülümsüyordu kendi kendine kaybolan kızın arkasından bakarken.
            Arkalardan “Zafeeeer” diye bağıran bir delikanlının sesi tüm gözleri o yana doğru çevirse de Nine ile Zafer’in gözleri kilitlenmişti adeta birbirine. Nine işaret etti Zafer’e gel diye. Sevinçli yüzünde yanakları titredi: “hele bi geliver oğlum Zafer, diyeceğim var sana” diyerek el işaretini tekrarladı.

Pazartesi, Mart 09, 2020

Çiçek Satışları

Çiçek Satışları Kapış Kapıştı

             Yaşlıların bazıları çekinerek çıkıyordu bahçeye, üşürüz diye. Kapalı yerde otururken uzak bir pencereden gelen hafif esintiden bile rahatsız olanların korkusuydu bu. Arı kovanı gibi hareket halinde olan parsellerde çalışanları, toprakla haşır neşir olurken ayakkabılarını bile atıp yalın ayak çalışanlara imrenerek bakıp sonra da “olsun, ne olacaksa olsun!” deyip yanlarına giden yaşlıların hali gülüşmelere neden olurdu arada bir.

Cuma, Mart 06, 2020

Zafer Nereye Gitti?

Zafer’in Yokluğunda

                Zafer’in yokluğunu pek fazla hissetmeyen ekip el birliğiyle çalıştılar bir süre. Bu arada Zafer’e de dinlenme zamanı bırakmış oldular kendi akıllarınca. Zafer alıp başını giderek sakin, tenha bir yerlerde yorgunluk atıp kendini dengeleme çabasına girdi. Duyguları oldukça yoğunlaşmış ve karmakarışıktı. Yoluna koyması gerekiyordu içindekileri. Dışarıda bazı şeyleri yoluna koymuş olduğunu düşünse de içindekileri yoluna koyma işi kendisine ait olduğunun bilincindeydi. Kimse yardım edemezdi kendisine kendisinden başka.

Pazartesi, Mart 02, 2020

Kelimeler Yetmiyor Bazen!

Kelimelerle Anlatılamayanlar

            Uzun zamandır kafamda dolanıp duran kelimeler vardı birkaç tane. Bunlar “çaresizlik, acizlik, hasret” kelimeleriydi. Ölçüp tarttım epeyce bir süre kendi içimde.  

Cuma, Şubat 28, 2020

Zafer Dernek ve Şirket Kuruyor

Dernek ve Şirket Kuruluyor

                Zafer, emeklerinin boşa gitmemesi için dernek kurmaya karar verir arkadaşlarıyla beraber. Dernek kurulmasının arkasından tüm varlıklar bu derneğe bağışlanacaktı ve böylece tek hâkimi kendileri olacaktı. İlk anda dernek yöneticilerini belirlemekti bütün mesele. Geniş bir toplantı yaptılar ve yöneticileri seçtiler aralarından. Derneğin adını da belirlediler. “Sokakta yaşayan kimsesizler derneği” olacaktı ve kısaltma isim kullanacaklardı resmiyette. “SO-KİM DER” olarak kayda geçireceklerdi.

Salı, Şubat 25, 2020

Devrim

Devrim

            Kış her yaklaştığında devrimci damarı kabarmaya başlardı Zafer’in. Bu kış da çok sert geçecek diye okumuştu eline geçen bir gazete parçasından. Yakmaya kıyamazdı gazete parçalarını; ısınmak için bile olsa. Hazinesiydi adeta, hiç umulmadık bir delik bulur saklardı onları durmadan. Oldukça zengin bir koleksiyonu olmuştu kısa sürede.
            Bu kış mutlaka Devrim’i gerçekleştirmeliydi. Hayatta kalıp kalmama meselesiydi sokaklar için. Sokaktaki tanıdık, tanımadık, yaşlı, genç kim varsa toplayıp konuşmayı planlıyordu kafasında sürekli ama nasıl başlamalıydı. Hiç devrim tecrübesi yoktu, ilk defa devrim yapacaktı tek başına bile kalsa.

Neden Yaşamalıydı Zafer?

Neden-Yaşamalıydı-Zafer?

Neden Yaşamalıydı Zafer?

            Diğer insanlarla kendisini kıyaslıyordu arada bir. Aslına bakılırsa başkalarıyla kıyaslanmak hiç de hoşuna gitmeyen bir durumdu ancak kendisi yapamadan edemezdi bazen çıkmaza girdiğinde. Bir çare arayışından ibaretti bu durum yoksa ölçülmek, ölçmek manasında değildi.

Çarşamba, Şubat 05, 2020

Bilim adamı ve otuzbir


Antel-Dantel Takımı

            Önemli bir bilim adamının konuşması vardır. Kalabalık tıka basa doldurur salonu. Konuşma konusu “insan ve insanlık”tır. Oldukça sevilen ve bir o kadar da nefret edilen birisidir, kendisinin namı insan sevmemesindendir.  Saklamaz da bu düşüncesini. Ama kendisini sevdiğini söyler her zaman. Kimileri ikiyüzlülükle suçlar bu yüzden.

Cumartesi, Şubat 01, 2020