Şşşşt!
Kandırmışlar bizi dostum,
Kahvelerin hayatımızdaki –erkekler için- yeri başkaymış. Bir tür tedavi merkeziymiş de farkında değilmişiz. Çocukluğumdaki köy hayatını düşündüm de kadınlar için dulluk –binanın güneş gören yanındaki duvar dibi- vardı. Her mahallede birkaç tane belli başlı yerler olurdu. Kadınlar evdeki işlerini bitirdiğinde, kirmenini, çorap örgüsünü, kazak örgüsünü alır çıkar o yere. Getirdiği küçük minderini koyar ve oturur üzerine. Genellikle ağaç kütüğü vardır oturmak için. Oturup sohbet ederken boş durmamak için elinde mutlaka bir iş olurdu.
Kale ve bayrak direği. Savunma ve
özgürlük. Kafamda bu kelimeler dolanıp durdu eşlenik olarak. Dans ediyorlardı. Aralarındaki
samimiyet görülebilir türdendi.
Evet, mecaz girdim yine kaleye. Herkesin bir kalesi vardır mutlaka, kendisini içinde güvende hissettiği. Kalenin surları anne karnındayken atılır temelleri. Darlığı veya genişliğini yaşadığı çevre ve şartlar belirler.