 |
| "Gül" |
“İki kaşığı yan yana
olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”
Veysel’in kafasında
sorular dönüyordu durup dinlenmeden. Fatma’sını kırmadan nasıl halledecekti
bilemiyordu henüz. Ama mutlaka konuşup halletmeliydi kafasındakileri. Kurtçuk
küçükken öldürülmeliydi ona göre. Bir kere girdi mi elmanın içine, yiyip
bitiriyordu zamanla. Kendisi de bir elma olmak istemiyordu. Kafasının içindeki
sorular henüz minnacık bir kurttu ama daha şimdiden kemirmeye başlamıştı
beynini, sanki bir elma gibiydi kafası.