Salı, Mayıs 08, 2018

Dullar Masası-2-Kafadarlık Dediğin

"Kafadarlık"

Kafadarlık Uğruna

Gelelim Fıstığa, Fıstık gibi diye diye lakabı Fıstık kaldı. Her gördüğü kadına kıza fıstık gibi derdi, dil alışkanlığı ya da tik gibi bir şeydi bu durum onda hatta bazen sinek bile görse şöyle irisinden, hemen fıstık gibi derdi ama kendisine de jeton düşerdi sonra mahcup olurdu bazen.
İlk evlendiği zamanlar hanımı bilmiyormuş bu durumunu, aracı olanlar da söylememişler ve görücü usulü evlendiler. Hanımı kolunda caddede yürürken bir gün, yanlarından geçen yaşlı alımlı bir kadına fısıltıyla fıstık gibi demiş. Hanımı ne olduğunu anlayamamış. Önce bir şey söylememiş ama içine atmış. Birkaç kez daha benzer durumlar yaşayınca çileden çıkmış kadın.
En sonunda artık yıllar geçtikten sonra, her ne kadar öğrense de durumunu aldırış etmemezlik edememiş. Bir gün evde at yarışlarını seyrederken de her gördüğü ata fıstığım, falan demeye başlayınca yasaklamış fıstık kelimesini. Bizim Fıstık “fıstık almaya gidiyorum” demek yerine “almaya gidiyorum” dermiş. Bir böyle, üç böyle derken yine bir akşamüstü yan sokaktaki markete fıstık almaya giderken daha binalarından sokağa çıkar çıkmaz bir kadına “fıstık” deyince karısı balkonda oturuyormuş o anda. Havalar sıcakmış.

Pazartesi, Mayıs 07, 2018

Dullar Masası-1-Sitem

"Kafadarlar buluştu"

Bize mi Sitemin?

“Neyin var bu gün, hiç havanda değilsin birader. Bize mi sitemin anlayalım?”
“Yok, be yırtık,  kendime, kendime.”
“Kendineyse sonraya sakla, ya da hemen boşalt ortaya da tadımız kaçmasın bu gün.”
“Siz bakın keyfinize ya, beni boş verin bu seferlik, ha var ha yokum zaten. Kendim bile hissetmiyorum, var mıyım, yok muyum?”
Kendilerine lakap koymuşlardı kendi aralarında, Yırtık, Pırtık, Tırtık, biri daha vardı ama o bu gün başka bir işi çıktığından gelememişti.
“bizim Fıstık ne yaptı acaba, halletse bari işlerini.” Dedi yırtık ağzına lokmasını atar atmaz. “Ulan Fıstık, alıştırmış iyice kendine bizi. Baksana şu hale yokluğunu hissettiriyor.”

İki Cambaz

iki-cambaz

İki Cambaz

İnsanlar ikiyüzlü,
Bakmayın tek göründüğüne;
Biri dışarıda görünen,
Diğerleri içeride.

Yakınındakiler

"Herkesin bir ormanı vardır, içinde dolaştığı"

En Yakınındadır!

En yakınında olanlar
Ya da yanında saydıklarındır,
Seni terk edecek olanlar,

Pazar, Mayıs 06, 2018

Y... Kafalılar

"Salatalık"

Y... Kafalılar

Gökten zembille indi diyorlar,
Kıçında dört dönüyorlar;

Tek Kaşık

"Yemek ve tek kaşık"

Tek Kaşık

Fark ettim ki:
Ben sana olurken arkadaş,
Yalnızlığım da bana
Oluyormuş
Arkadaş;

Renkler

pencereler
Renkler

Kaç göz varsa
Bir o kadar da
Pencere var
Bu Dünya da;

Cumartesi, Mayıs 05, 2018

Kaşık-64-Sakın, Sakın Ha!

“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”
"Köy evi"
BÖLÜM-64-

Herkül ve Deli Oğlan’ın Sorgulanması

            Muhtarlık odasına alındı Herkül önce, deli oğlan meydanda kaldı. Askerler etrafında bekledi deli oğlanın. Köyün evlerinde tek tük körezik ışıklar vardı. Küçük pencerelerinden görünüyordu; gaz lambalarından yayılan körezik ışıklar zor bela seçiliyorlardı.
            Gece yarısına yakınlaşan zamanı fark eden komutan, acele etmeye karar verdi. Çocuk açıkça anlatmıştı tüm olanları zaten. Bütün mesele deli oğlan denilen çocuğun Hüsniye’ye olan düşkünlüğü ve Hüsniye’den karşılık bulamamasıydı.

Tüccarlık

"Tüccarlık"

Tüccarlar

Her şeyin tüccarı var
Şu Dünya’da;

Hayata bakış

"Hayatın Akışı"

Baş ve Son

Kontrolünde olmuyor
Hayat,
Sürükleniyor insan
Bazen;