Cuma, Nisan 07, 2017

Kitap Tanıtım-Huzursuzluk

                                OKUDUM

                 “Merhamet, zulmün merhemi olamaz!”
zülfü livaneli
Huzursuzluk

                Okuduğum kitaplardan bir tanesini daha tanıtmaya çalışacağım bu yazımda. Haz aldım okurken, yormadan sohbet havasında geçen bir roman olmuş.
                                 Adı  :  HUZURSUZLUK:
                                Yazar: Zülfü LİVANELİ
                                Yayıncı: Doğan Kitap
                                Türü: Roman
      İlk    Baskısı Ocak 2017’de yapılmış olan bu kitabın bendeki baskısı 150.000 adet basılmış.
Bilindiği gibi, Zülfü Livaneli’nin özellikle son zamanlardaki romanları güncel içeriklerden beslenerek yazılan romanlardır. Ancak içlerinde tarihi dokular da bezenmiştir her birinde. Bu romanda da aynı özellik hâkim.
Bu romana başlamamla bitirmem bir oldu, beş veya 6 saat içinde bitirdim. Arada çay içtim canım.
Bir aşk kurgusu içinde, tüm kitap boyunca sıkmadan okunabilecek şekilde serpiştirilen, güncel ve tarihsel olaylar çok güzel bir şekilde dengelenmiş ve iddia tarzına dönüştürülmeden sindirilmesi kolay olan anlatım dili ile keyifle okunabilen, okuyucuyu boğmayan, sıradan insanların ağzından anlatılmış olaylar dizgesi şeklinde bir roman ortaya çıkmış.

Perşembe, Nisan 06, 2017

KAŞIK-9

“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”

BÖLÜM-9
22 Eylül 1988
uyku

KAŞIK

                Günler geçmek bilmedi Veysel için. Her ne kadar dersleriyle uğraşsa da işte çalışmak gibi olmuyordu. 
        Bir süre çalışıp sıkılıveriyordu ve başlıyordu etrafına bakınmaya. Zaman zaman takılıp arkadaşlarından yardım istiyor bazen de mahallesindeki öğretmenlerden yardım alıyordu. Öğretmenler onun gayretini çok takdir ediyor ellerinden gelen yardımı esirgemiyorlardı.

Çarşamba, Nisan 05, 2017

Yazı nasıl demlenir, tıpkı çay gibi?

demlenenYazi

“Yazı da demlenmeli, tıpkı çay gibi.” 

                  Merhaba sevgili okurlar,
                Hatırlayacaksınız mutlaka yazının başlığından daha önce “Yazı da demlenmeli, tıpkı çay gibi” demiştim.
                Nasıl demleniyor yazı? Ya da neden demleniyor? Demlenmezse ne olur? Demlenmesinin faydası veya zararı var mıdır? Gibisinden birçok soru gelebilir aklımıza. Ya da saçmalık deyip geçebiliriz. Çok kişiye de bir anlam ifade etmeyebilir.

Salı, Nisan 04, 2017

Pazar Gözlemim-6-Cehalet ve Saygı

 Cehalet ve Saygı
Tezgahtar kadın
Cemile
             Merhaba tekrar, sevgili misafirler.
            Evet, bir hafta daha geçti tatlısıyla, tuzlusuyla, acısıyla sevinciyle. Peki hiç düşündünüz mü bugüne kadar? Ömrümüzden bir gün veya bir hafta daha geçti diye. Galiba yaş ilerleyince insanlar daha fazla düşünmeye başlıyor böyle şeyleri.
                Genç ve orta yaşlarda iş, güç, sevda, kara sevda, çoluk, çocuk derken zamanın nasıl geçtiğini pek anlayamıyor insan. Hele bir de kendi adınıza çalıştığınız kendi işyeriniz varsa daha da hızlı geçiyor zaman. Adeta sel gibi akıp gidiyor zaman denilen kavram. Benim için de böyleydi tabii ki, bazen öyle olurdu ki: Gün 24 saat olarak yetmiyordu işleri bitirmeye ve mutlaka devam edilmesi gereken durumlar olurdu ve işte o zaman da var gücümle yüklenirdim işe, zaman da neymiş?