Pazartesi, Ağustos 06, 2018

Kopya Yaşamlar

Kopya Yaşamlar

                Kopya yaşamlar hep başka bir yaşama özenerek yaşayanlardır ve hiçbir zaman farkına varamazlar o yaşamlarının kopya olduğuna.  Her zaman bir örnekleri vardır karşılarında. Tek gayeleri vardır zaman içinde onları geçebilmek. Düşünmezler ki onların yaptıklarını yaparak bir yere varılmaz ancak en fazla onların varabildiklerinin yakının varabilirler.
                Kopya yaşamlar siliktirler, renkleri solgun gridir. Gri matlaşmış ve silikleşmiştir adeta güneşten. İşte bu yüzden fark edilemezler ne uzaktan ne de yakından. Uzaktan fark edilemezler çünkü renk solukluğu güneşin parlaklığı altında kaybolur. Yakından ise matlığından dolayı desenler ve onların detayları seçilemez. Nedeni ise zaman içinde güneş soldurmuş ve yıpratmıştır tüm varlığını.

Pazar, Ağustos 05, 2018

Yazma Niyetim ve Blog

"Yazı yaz"
Yazma Niyetim ve Blog

            Öncelikle yazmalıyım ki, blog mantığı ilk zamanlarda yazmak için iyi bir yönlendirmeydi benim için; bir gayem olmuştu adeta. Yazma alışkanlığı kazanmak, özellikle düzenli yazmak bakımından önemliydi. Kimsenin okuması çok da önemli değildi, yalnızca kafamın içindekileri belli bir düzene sokup dışarıya akıtmaktı sadece.

Cumartesi, Ağustos 04, 2018

Başla!

"Başla"

Başla!

                Başlamak. Bütün mesele bu gibi görünüyor sanki. Nereden başlamalı? Neye nereden başlamalı? Uzar gider bu sorular öyle değil mi?
                “Okumaya nereden başlamalı?” sorusunu sordu kendisine önce. Bu soruyu sorduran şey ise çok basit bir hesaptı sadece. Bir insan ortalama 3000 –üç bin- kitap okuyabilir hayatı boyunca. Nereden çıkıyor bu hesap? Diyenleriniz varsa eğer işte hesap: ortalama haftada bir kitap okunursa ve ortalama yaşam da 60 yıl kabul edilirse, bir yılda 52 hafta vardır bu demektir ki ortalama 50 kitap okunabilir. 60 yıllık yaşamda ise 60x50= 3000 kitap eder. Haydi, bunu biraz daha zorlayalım yılda 60 kitap yapalım ve 60 yılda 3600 kitap eder.

Cuma, Ağustos 03, 2018

Yazmaya Doğru

Yazmak
Yazmaya Doğru

                Oldukça uzun zamanlardır boş boş sağa sola bakarak bir odanın içinde yaşamaya başladıkça ve hareketten neredeyse yılmışçasına hareketsiz kalırken hep düşünmeye çalışıyordu kendini ayakta tutmak için. Elinden hiçbir şey gelemiyordu, açlığını yatıştırmaya çalışmaktan başka.
                Her geçen gün kafasının içindekiler daha fazla çeşitleniyor ve düzensizleşiyordu tıpkı gökyüzünden düşen meteorlar gibi görünüp kayboluveriyorlardı bir anda. Her seferinde not almak istediği olurdu ama üşengeçlik damarlarında dolaşan kanın içindeydi artık ve daha sonra diyerek ertelerdi aklına düşen meteorları.

Bana Ne?

"Yaşam"

Bana Ne!

Soran olursa diye,
“ne yaptın bu güne kadar?”
Cevap hazırladım
Aklımda;

Çarşamba, Ağustos 01, 2018

Zafer

 
gece
                Akşam karanlığı bastırmaya hazırlanırken şehri simsiyah yağmur bulutları gibi, Zafer şehri kuşbakışı seyreder haldeydi en yüksek tepeden. Canı sıkkındı epeydir, hava alayım diye çıkmıştı sabahın kör karanlığında evinden. Uykuları kaçıyordu son zamanlarda sık sık, hemen atardı kendini sokakların kucağına, şansından bu gün ise kendine bir rota çizmeden doğaçlama dolanıyordu ortalıkta ve bir simitle kahvaltısını geçiştirdikten sonra sabahçı kahvesinde bir demli çay içerek tekrar düşmüştü yollara ardına bakmadan.
                Kahve işçi kahvesiydi aslında, zamanında oradan çok işçi götürmüştü ihtiyaç duydukça, hemen hemen bütün gelenleri tanımıştı uzun yıllar öncesinde. İster istemez göz ucuyla baktı etrafa yine de ama oldukça erken olduğundan daha kimseler yoktu ortalıkta. Giderken sokaklarda karşısından gelenler oluyordu tek tük ama o da onları tanımıyor onlar da onu. Yabancısı olmuştu uzun yıllardır bu çevrenin.

Cumartesi, Temmuz 28, 2018

Kaybolan Hedef

Kaybolan Hedef

Tamam,
 Ulaştım
Demişken
Hedefe;
Bir fırtına
Kopar
Ufuktan;

Ayaklar

Ayaklar

Yol bulamadım patikalardan başka,
Ya dağ taştı, ya da tumturaklıydı bütün yürüdüklerim;

Çarşamba, Temmuz 25, 2018

Kör Kazık

Kafamın İçindeki Kör Kazık

“Ne olacak?”
Sorusu
Kör kazık gibi
Çakılıp kalıyor
Çok zaman;

Cumartesi, Temmuz 14, 2018

Hallar

Zırvalıklar!

Bir gün olur da eğer
Başımın üstündeki bulutlar
Dağılır,
Güneş çıkarsa
Ortaya
Ve hissetmeye başlarsa
Tenim
Sıcaklığını;