AKAN ZAMAN

Akan zaman, birlikte akar. Yoksan, akan zaman da yoktur; bu yüzdendir ki, akan zamanı iyi değerlendirmek önemlidir.

Pazar, Aralık 16, 2018

Tren Kaçtı mı?-4

     
Tren Kaçtı

             Tren bir anda hızlandı ve kapılarını kapatmaya başladı.  “Eyvah!” dedim ama iş işten geçmişti artık, ne kadını aşabiliyordum ne de trene yetişebilirdim. Üzgün üzgün tekrar geriye dönüp kalktığım aynı yere oturdum. Öylece karşıya bakıyordum, ne yapacağımı düşünerek.
            Birkaç dakika geçer geçmez oldukça uzakta, gözün zar zor seçebildiği yerden bana doğru gelen birisine takıldı gözlerim. Aldırış etmeyip boş boş etrafıma bakınarak karar vermeye çalışıyorum. Hala aklımda 11, 21, 31 rakamları dolanıp duruyor.

            “Ne haber yahu, nerelerdesin sen hayırsız, vefasız. Adam bir arar sorar, öldü mü, kaldı mı bu arkadaş diye…”
            Başımı kaldırıp baktığımda ne göreyim, benim yanına gitmeyi düşündüğüm arkadaş tepemde bekliyor gülümseyerek. Hemen ayağa kalkıp sarıldım. Kol kola girip yakın bir kafeteryaya doğru sürüklemeye başladım. O anda birkaç adım atmadan sonra öyle bir kurabiye çekti ki canım, sormayın gitsin. Nar gibi kızarmış kurabiyeler uçuşmaya başladı birden gözlerimin önünde. Ağzımın sulandığını fark edince sular akmasın diye yumdum sıkıca dudaklarımı.
            Bir anda uyandım. Ağzımın iki yanından sular akmış, elimin tersiyle sildim, üşümüşüm iyice. Sırtım buz tutmuş, hemen yorganı çektim üstüme. Ucunu da katlayarak altıma aldım, dizlerimi büküp tekrar uyumaya çalıştım. Nafileydi tabi ki, bir türlü aklımdan çıkmayan, 11, 21, 31 ve nar gibi kızarmış kurabiyeler. Gözlerimi sımsıkı kapattım, kaldığım yerden rüyama devam edebilmek için.
            Ne kadar zaman geçti bilmiyorum arada bir çıplak, ateşli baykuş suratlı çocuğu da merak ettim aslında. Sanki bir yerlerden tanıyordum baykuş kafalı çocuğu ama bir türlü hatırlayamadım. Mutlaka çok iyi tanıdığım birisiydi.
            Siyahlı kadını hiç tanımıyordum, ilk kez rüyamda görüyordum. Tanısam fena olmazdı aslında.  Kim bilir belki karşılaşırız tekrar bir yerlerde, olur mu olur!
            Sabah ezanı okunurken sonunda 11, 21, 31 rakamlarının esrarını da çözdüm. Aklımı seveyim. 11: bir artı bir; 21: iki atı bir; 31: üç artı bir daire demek olduğuna karar verdim.
            Rüyanın genel yorumu ise: Trenin kaçmış olması, yani treni kaçırdığımı bana tebliğ ettiler bir bilenler. “Artık bekleyeceğin bir tren yok, son treni de kaçırdın” dediler anlayacağınız. Ben öyle anladım.
            Pazar çantası içindeki, kitap, kalem ve uzak gözlüğü ise; okuyup yazmaya devam demek. Yapacak başka işimin kalmadığını söylüyorlar bana sanki ben bilmiyormuş gibi. Kıyafet ve Pazar çantasının yorumunu da sizlere bırakıyorum.  Pazar çantasını da söyleyeyim aklıma gelmişken: Galiba şu poşet meselesini fazla takmışım ben.
            İnsanın kıçının kış gününde açıkta kalması ne işler açıyor gördünüz mü? Ya kadın tanıdık çıksaydı da konuşsaydım, sesim mutlaka duyulacaktı. Ne olurdu halim o zaman? Allah korudu!
            Şu kızarmış kurabiyelere gelince: galiba bu aralar fazla oldu yemek sitelerini dolaşmam. Rüyama kadar girebildiklerine göre.
            Kollayın kendinizi, üşütmeyin şu kış günlerinde. Hoşça kalın. 09.12.18-Halil Gönül
            
son...

başlangıca dön...

Görsel: Google Görseller

4 yorum :

  1. Benim de canım, tatlı çekiyor. O kadar üşüyorum ki fırına gidip alasım yok. Kurabiyeleri okuyunca uçuştu, yine.
    Belki de kaçan tren iyidir. Önünüze daha iyi bir fırsat gelir.
    Tabi yine beni gülümsettiniz. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel,Galiba son fırsattı kaçan bu tren. :))

      Sil
  2. Hızlı tren mi acaba merak ettim..
    Treni bilmem ama Bakan kaçmış diyorlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ciddi mi söylüyorsunuz? kaç gündür TV'yi açmadım. :)

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.