AKAN ZAMAN

Kişisel blog, akan zamandaki yaşam izlerinden derlenen özgün içerikler; hikaye, şiir, anı, gözlem, yorum, sitem, alınan dersler olarak yansır gün yüzüne.

Cuma, Eylül 08, 2017

KAŞIK-14-VEYSEL’İN ÇARE ARAYIŞI



“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”
BÖLÜM-14

VEYSEL’İN ÇARE ARAYIŞI


Veysel'in Anası
KAŞIK

                Fatma dediklerini yaptı, evde ne yemek ne kahvaltı ne de başka işler yapıyordu. Suratı da beş karış asık olurdu her zaman.  Sultan ile de araları tamamen açılmaya başlamıştı ama Sultan ses çıkarmıyordu hiçbir şeye. Tek düşündüğü oğluydu, bir de kendisinin sebep olacağı rahatsızlıklar yaratmak istemiyordu.
                Ev misafirhaneye dönmüştü bir süredir. Herkes sabah evden çıkılıyor, akşamleyin de yatmaya geliniyordu, nereye varır bu işin sonu? diye de düşünmeden yapamıyordu. Böyle bir şey ne duymuş ne de görmüştü hayatında. Yaşamı boyunca evinin düzeninden ve huzurundan sorumlu tutmuştu kendini. Anlayabildiği veya anlayabileceği şeyler değildi yaşananlar.
               
Veysel çare arayışında
Veysel, uzun zamandır düşünmekte ve bir çare görememekteydi boşanmaktan başka. Bir ara anasına açılmıştı ama anası da “Sabret oğlum, elin iyisi olmaz, ehlileştirmeye bak derim sana” demişti gözlerinin içine bakarak. Bu durumda elindeki bütün kozları oynayacaktı.  İnat neymiş anlayacaktı Fatma. Ya kendisi terk edecek evi ya da evinin hanımı olacaktı. Dayak atmaya utanıyordu. Sinirlerine hâkim olmak kolay olmasa da bugüne kadar becerebilmişti sinirine hâkim olmayı ve bundan sonra da becerecekti, aksi halde başına iş alabilirdi de…
                İlk uygulamasını devreye sokmaya karar verdi. Harçlığını kesecekti. Beş kuruş para vermeyecek, isterse çalışıp kazanacaktı. Pazar alışverişlerini kendisi yapacak eve bırakacaktı. Böylece günlere gitmesinin önüne geçebilirdi.
                Akşama kadar düşünüyordu durup bıkmadan. İşiyle de fazla ilgilenemez olmuştu Veysel. Yusuf’un dikkatinden kaçmıyordu bu durumu. Arada bir açmak istiyordu ama bir türlü cesaret edememişti, tahmin ediyordu Fatma’dan kaynaklı olduğunu. Bu durumda karı-koca arasına da girilmezdi. Kendisi de farklı şeyler yaşamıyordu ama Anası dişliydi, çok şeyin önüne geçebiliyordu, hanımını gerektiğinde kulağından çekiyor ele güne rezil olmaktan kurtuluyorlardı. Gün denilen şey onların da başlarının belasıydı.
                İşsiz güçsüz gösteriş budalası kadınların ağzından ne duyarsa taşıyordu eve ve huzursuzluk yaşıyorlardı zaman zaman. En sonunda “Gitmeyeceksin günlere” demekte bulmuştu çareyi ve şimdilik gitmiyor gibi duruyordu.
                Neydi o yaşadıkları ilk zamanlarda, durmadan bir şeyler istiyordu kendisinden, onlara uyacağım diye. Yok kılığı düzgün değilmiş, yok mücevheri yokmuş… en sonunda çileden çıkmıştı bir gün de: “Kızım ben ağa çocuğu değilim, babam da fabrikatör değil, o kadar ihtiyacın varsa git babandan iste ben çare olamam senin dertlerine” demişti bir tokat vurarak ve evi terk etmişti, sabaha yakın gelip yatmıştı. Evin de huzuru kaçmıştı.
Fatma'nın keyfi yerinde
                Sultan hiçbir şeye karışmıyor ama bir gelecek de göremiyordu gelini ve oğluyla ilgili, için için eriyip akıyordu. Bir ara Hüsnü ve Hüsniye ile konuşmayı düşünmüştü ama vaz geçmişti sonradan. Zaten bu kızı yoldan çıkaran anası olacak kadın Hüsniye değil miydi? Hüsnü desen kendine dermanı yoktu, çekiyordu karısından. Adamcağız gün sayıyordu. Bir kriz götürürdü adamı, sebep olabilirdi durumu olduğu gibi açsa. Çaresizlik vardı her yönde. Yine kendi dertlerinin çaresi kendileri olacaktı, nasıl olacaksa?
                Veysel bir karar daha almıştı kendince. Para kısmak işi tutmaz, işe yaramazsa anasını bir süreliğine evden uzaklaştıracaktı konuşarak. Nereye giderdi kadıncağız bu yaşında onu da bilmiyordu ama bir çare düşünecekti o zamana kadar, gerekirse ev tutacaktı ayrı olarak ve oraya taşıyacaktı anasını.   Fatma’yı da anasının evine gönderecekti bir süreliğine. Durumu hem kendisi tekrar değerlendirecek hem de Fatma’nın değerlendirmesini umuyordu…
                Yeni işinin sonucu kesinleşirse duruma daha net bakabilecekti. İşyeri oldukça uzaktı evinden ve yeni iş yerine yakın bir yerden ev kiralaması gerekiyordu. Anasını da götürmesi kolay olurdu o zaman. Bakalım anası ne diyecekti, yıllarca yaşadığı mahalleden ayrılmayı ister miydi?..

                                                                         08-09-2017

Halil GÖNÜL

Görsel: Google Görseller


2 yorum :

  1. okumaya 14. bölümden başladım ama merak eder oldum acaba Fatma yola gelecek mi şeklinde :) kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kozmetik Psikolojisi,
      Hoş geldiniz, aslına bakarsanız ben de merak ediyorum ne yapacağını. :)
      Teşekkür ederim. İlginiz sevindirdi beni. :)

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.

Yerleşik reklamlardan, rahatsız oluyor musunuz? Sizi rahatsız eden hangisi veya hangileridir?