Görsel:Youtube
Cumartesi, Aralık 31, 2016
2017 kutlaması
Perşembe, Aralık 29, 2016
SEVGİLİ OĞLUM'A
![]() |
Sevgili Oğlum'a |
“Yapma Peltor’cuğum
böyle, git uyu sen de ve beni rahat bırak, uyuyayım birazcık da olsa; haydi
yavrum benim! Bak halime, perişan haldeyim uykusuzluktan.”
“Olmaz, kalk. Ben söyleyeyim
sen yaz. Bu sefer hep benim dediklerimi yazacaksın. Sen hiçbir şeye
karışmayacaksın.”
Charis-Alexiou-Evdokias-Zeimbekiko-2007
Haydi, komşularla coşalım!
Ritm hiç de yabancı değil öyle değil mi?
Salı, Aralık 27, 2016
KAŞIK-2
![]() |
Ev |
BÖLÜM
-2-
“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”
KAŞIK
Veysel’in kendisi atölyeden çıkmıştı
ama aklı hala oradaydı. Bir hafta izinli olması da içini sızlatmaya başlamıştı
daha doktorun odasından çıkmadan. Yarasını fazla önemsediği yoktu ona
bakılırsa, önemsiz bir şeydi sıyrıklar. Ona kalsa çalışabilirdi ama ustabaşı “İzinlisin”
demişti. O dediyse tamamdı, söylenemezdi artık sözünün üstüne.
YAŞAM, YAZI VE NOKTALAMA
![]() |
Yönler |
YAŞAM,
YAZI VE NOKTALAMA
Pazartesi, Aralık 26, 2016
2016' DA OKUDUKLARIMDAN BAZILARI
![]() |
Kitap |
2016 Listeme Eklenenler
2016 yılı benim için oldukça verimli geçti diyebilirim kendi
adıma. Hangi kitapları yazayım listeme diye karıştırırken, 07:02:2015 tarihinde
okumuş olduğum bir kitabın ön sayfasına düştüğüm not gözüme çarptı:
“Uzun
zamandır geceleri uyumakta zorlanmaya başladım, ilaç aldım bir süre devam
ettim; baktım rüya göremiyorum."Sil." Diyordum
kafamda dönenleri, "Beni uykusuz bırakanları sil."
Cumartesi, Aralık 24, 2016
Perşembe, Aralık 22, 2016
Çarşamba, Aralık 21, 2016
PELTE KILIKLI'NIN KÜKREMESİ
![]() |
Kükreyen beyin |
PELTE KILIKLI’NIN KÜKREMESİ
Dün akşamdan beri “Düşünmek” ve
“Kızmak” eylemleri arasında gidip geldim sürekli. Seçim yapmak istedim bir
şeyler yazabilmek için.
“Kızmak” eyleminde karar kıldım sonunda. Çarşıya çıkıp dolaşmam da etkili oldu, insanların suratlarına baktım bol bol kalabalıklarda. Gülen surat göremedim yarım saat gibi sürede.
Salı, Aralık 20, 2016
KIRMIZI BİSİKLET
![]() |
Kırmızı bisiklet |
KIRMIZI BİSİKLET
İlkbahar aylarında güzel bir hafta sonuydu, bekâr evinden erken çıktı bu gün uzun boylu, kıvırcık saçlı adam. Kafasında günlük planı hazırdı akşamdan.
Aheste aheste yürüdü sokak boyunca. Gördüklerine de selam vermeyi ihmal etmedi. Her günaydın deyişinde büyülüyordu sanki karşısındakileri.
Onlarda aynı nezaketle ve güler yüzle “Günaydın” deyip geçiyorlardı kendi doğrultularına. Sokak bitmek üzere diye geçirdi aklından ve etrafına bakındı kimseye fark ettirmeden.Pazartesi, Aralık 19, 2016
KAŞIK-1
![]() |
"Kaşık" |
KAŞIK
“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki
kaşığından birini mutlaka kıracaksın!” cümleleri kulağında çınlaya
çınlaya gidiyordu yolda, otobüs durağı karşı taraftaydı 100 metre kadar
ilerisinde. Sersem gibi hissediyordu kendini.
Dün bir bu gün ikiydi daha şunun şurasında, kaç günlük evliydi ki? Bir hafta ancak olmuştu topu topu. Neden bir şey söylemedim karıma, kızıp bağırmadım sanki? Aptal yerine koyacaklar beni ana kız! Sersem, aptal... Aklına geleni sıralıyordu durmadan.
Dün bir bu gün ikiydi daha şunun şurasında, kaç günlük evliydi ki? Bir hafta ancak olmuştu topu topu. Neden bir şey söylemedim karıma, kızıp bağırmadım sanki? Aptal yerine koyacaklar beni ana kız! Sersem, aptal... Aklına geleni sıralıyordu durmadan.
Pazar, Aralık 18, 2016
EMEKLİ
![]() |
Emekli |
EMEKLİ
Bu gün oldukça rahat bıraktım
kendimi. Emekliliğin nimeti bu galiba. Zamanın kıymeti yok, gece gündüz fark
etmiyor. Yalnız da olunca bir ihtiyarla. İddiaları kalmamış iki ihtiyar olarak
yaşayıp gidiyoruz işte bu dünyada baba oğul. İnsan ihtiyarlayınca seksenli
yaşlarda çok rahat oluyormuş bunu gördüm yanı başımda. Dünya yanmış yıkılmış,
olmuş, olmamış hiç fark etmiyor ve tek derdin yemek içmek ve tuvalet oluyormuş.
Mal mülk ilgilendirmiyormuş hiç de. Ooh ne rahat. Darısı başıma. Seksenlerimi
görebilir miyim acaba? Diye de merak etmeye başladım doğrusu. Alıştım artık
gördüklerime, yaşadıklarıma. Katlanılamazlara katlanmayı becerdim. Kolay olmadı
tabii ki.
Cuma, Aralık 16, 2016
MUHASEBE-DEFTERİN SON SAYFASI
![]() |
Bulut |
DEFTERİN SON SAYFASI
“Ağladım, inanabiliyor musun? Babam da ağlamış belki ondandır” dedi, gözlerini ovuşturmaya başladı adam. Yaşlı adam, aksakallı adam.
“Bende yeni olmaya başladı daha. Sen ağlar mısın hiç?”
“Ben hiç ağlamam, erkek adam ağlar mıymış?”
Konfüçyüs aklıma düşüverdi birden “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” demiş.
“Oğlum, ağlamanın erkeği kadını mı olurmuş?
Perşembe, Aralık 15, 2016
AĞLAMAYIN ÇOCUKLAR
![]() |
Terör |
AĞLAMAYIN ÇOCUKLAR
Kendime fazla yüklenip haksızlık ediyorum diye
geçirmeye başladı aklından. Çok yüklenmişti bu gün kendi kendine. Her şeyi
kendine dert edinip çırpındığını hissetti, şahinden kaçan güvercin gibi. Canı
yanıyordu sürekli, kaygısı artmıştı eskisinden daha fazla. Nereye varırdı bu
işin sonu. Ooof of! Deriin bir nefes aldı, sonra da verdi, bakındı çevresine
öylesine. Dünden, daha önceki günden hatta yüzyıllarca önceki günlerden farkı
yoktu bu günün de.
Gündü işte: her gün bir öncekinden yeni ve umutlar dolu, gelecek
vadedendi. Gündü işte: yarından bir öncekiydi. Dünler de böyle değil miydi? Her
gün geldi, zamanı dolunca da başını alıp gittiler bir bir. Hiç biri de sormuş
muydu kendisine gideyim mi yoksa kalayım mı diye? Sormamışlardı işte.
Geldileeer ve gittiler.
Çarşamba, Aralık 14, 2016
TARİHİN TEKRARI
![]() |
Savaş |
TARİHİN TEKRARI
Hayat dediğimiz şey dönme dolap gibi
bir şey, başladığı yere dönüyor tekrar ve tekrar. Tek farkı kumanda düğmesi.
Bir se kumandaya hükmeden. Kumandayı ve kumanda edeni yok sayarsak al sana
durmadan dönen dönme dolap. Tıpkı hayatın kendisi. Siz ne düşünüyorsunuz? Biraz
saçma mı? İsterseniz kumanda eden kalsın. İşine geri dönsün boş kalmasın.
Hayatını kazansın. İşsiz güçsüz ne yapar karda kışta. İş olursa o da istemez
herhalde durdurmayı, farklı bir deyişle para kazanmayı. Uykusu gelince gidip
uyusun. Vardiyalı işçi çalıştırsın. Yalnızca bakım zamanları durdursun sistemi.
Müşteriler değişecek durmadan ve para kazanacak o da. Hakkıdır elbet çalışıyor
insanlar eğlensin diye.
Salı, Aralık 13, 2016
RECEP’İN DAYILAYI
![]() |
Öküz |
RECEP’İN DAYILAYI
Yoğun
hasat işleri öncesindeki olağan günlerden bir gün ve zamanın çoğunluğu ev
işleriyle ve tamiratla geçer genellikle. Anam ve babamın öğleye kadar yatakta
kaldığını görmedim hiç bu yaşıma-dokuz yaşındayım- kadar.
Her gün aynı saat da kalkılır, el yüz yıkanır, sofraya oturulur ve kahvaltı yapılır sonra da herkes dağılır sofradan. Kim ne iş yapacaksa o işle uğraşmaya başlar.
Babam “ekinler geliyor, düvenin dişlerini tamir edeyim” dedi sofradan kalkarken.
Her gün aynı saat da kalkılır, el yüz yıkanır, sofraya oturulur ve kahvaltı yapılır sonra da herkes dağılır sofradan. Kim ne iş yapacaksa o işle uğraşmaya başlar.
Babam “ekinler geliyor, düvenin dişlerini tamir edeyim” dedi sofradan kalkarken.
SOHBET
Sohbet |
SOHBET
Elini şakağına dayamış “düşünmek,
düşünmek” diye sayıklamaya başladı çay bardağını masanın üzerine koyarken.
Gözleri kısık ileri doğru bakıyordu. Ben de baktım baktığı yöne ama ilginç bir
şey göremedim bir türlü. Daha dikkatli baktım o devam ederken bakmaya. Yoktu
görebildiğim bir şey. Yalnızca gelip giden insan seli vardı geniş
kaldırımlarda. Çifter şeritli geliş ve gidiş yönünün her iki yanında geniş yaya
kaldırımı ve şehir içi otobüs durağı vardı karşıda görünen. Benim gördüğümdü
bunlar yalnız. O neler görüyordu da o kadar dikkatli bakıyordu merak edip
yavaşça yanaştım yanına.
Pazartesi, Aralık 12, 2016
YALI MELHEM
![]() |
Çay |
On iki-on üç yaşlarındaydım. Köy
yakınlarından geçen, komşu köye götürülen içme su isale hattı inşaatı devam
ediyordu. Köy kahvesinin önünde sohbet ederlerken duymuştum, arkadaşlardan su
işinde çalışanlar vardı; ancak yevmiyenin düşük olduğundan şikâyetçiydiler.
Kazma ve kürekle; kendilerine gösterilen mesafeyi, bir metre derinlikte ve 40
santimetre genişlikte hendek kazıyorlarmış. “adam arıyorlar” dedi birisi, hemen
onlara yaklaştım, “ ben de gelirim” dedim, elli yaşlarında bir adam; “yavrum
senin yaşın küçük, kazma ve kürek işi, bu sıcakta nasıl dayanırsın on-on bir
saat” dedi yüzüme bakarak.
“Olsun, dayanırım, ekin biçerken daha küçüktüm
dayanıyordum ama hadi geleyim” dedim boynumu burarak. Başka bir adam, oyun
oynarken kafasını geriye çevirdi ”tamam gel çocuk, sabah gün doğmadan
çıkıyoruz, Kavaklı da çalışıyoruz, yiyeceğini de almayı unutma” dedi. Adam
bizim köydeki dayıbaşısıymış şirketin.
Cumartesi, Aralık 10, 2016
AKKIZ' IN ÇIĞLIĞI
![]() |
Ak-kız |
AKKIZ'IN ÇIĞLIĞI
Güzel bir hafta sonu olacağını
umduğum ilk güne uyandık. Her zamanki gibi kahvaltımızı yaptık ve iş bölümü de
çıktı ortaya. Ben babamla köye yakın olan pıtraklıdaki tarlayı nadas etmeye
gideceğiz, anam ve Recep de köyde kalıp bulgurluk kaynatacaklar. Kahvaltıdan
sonra keçimizi -ak kız- köyün çobanı evimizin altındaki yoldan geçerken onun
götürdüğü sürünün içine bıraktım. Ak kız uysal bir keçidir ve biz onu çok
severiz.
Perşembe, Aralık 08, 2016
KAPLUMBAĞA
![]() |
Kaplumbağa |
KAPLUMBAĞA
Recep’in pipisi daha iyileşmemiş tam olarak. Sabah kalktığımızda ilk iş olarak ona bakmak oldu, denedi çişini
yapmayı, kısmen başarılı oldu.
Tekrar zeytinyağı sürüldü ve sarıldı beline dolanan bir bezle. Kahvaltı neşeli geçti gene sayesinde. Babam ve anam takıldılar ona yaptıklarından dolayı.
Pişman olmuştu yaptığına.
Tekrar zeytinyağı sürüldü ve sarıldı beline dolanan bir bezle. Kahvaltı neşeli geçti gene sayesinde. Babam ve anam takıldılar ona yaptıklarından dolayı.
Pişman olmuştu yaptığına.
RECEP’İN BÜYÜME ÇABASI
Bizim evde mi bu kadar iş var yoksa
her evde mi aynı? Merak ederim bazen. Kahvenin önünde sürekli birileri olur
oturan, ancak yaşlılardır genellikle benim gördüklerim. İşlerden elini eteğini
çekmiş veya çekmek üzeredirler.
Şöyle dolu dolu bir günüm kendime ait olmadı hiç, mutlaka bir iş yapılır, erken biterse zamanım olur ve kendime göre değerlendiririm o zamanı da akşam karanlığına kadar. Bu durumda da akşam yemeğine mutlaka gelmem gereklidir. Gelmezsem kesin aç uyurum, bazen anamdan bir şeyler aşırdığım olur canım. Babama bir şey diyemem o konuda.
Şöyle dolu dolu bir günüm kendime ait olmadı hiç, mutlaka bir iş yapılır, erken biterse zamanım olur ve kendime göre değerlendiririm o zamanı da akşam karanlığına kadar. Bu durumda da akşam yemeğine mutlaka gelmem gereklidir. Gelmezsem kesin aç uyurum, bazen anamdan bir şeyler aşırdığım olur canım. Babama bir şey diyemem o konuda.
Çarşamba, Aralık 07, 2016
TÜLÜ’NÜN GÖZYAŞLARI
![]() |
Köy |
TÜLÜ’NÜN GÖZYAŞLARI
Bizim ailenin bütün yükünü çeker Tülü. Eşeğimizdir Tülü, çok cefakâr ve dayanıklıdır; hiç bir yüke hayır demez, kaldıramadım, taşıyamadığım dediği de olmadı daha bu güne kadar.
Aileden sayarız biz onu. Anam, babam, biz çocuklarını emanet eder hiç korkmadan. İnat da eder arada eğer istediğini yapmazsak. Sonra pişman olur inadından.
Tarladan erken geldik, çifti eken bitirdi babam.
Aileden sayarız biz onu. Anam, babam, biz çocuklarını emanet eder hiç korkmadan. İnat da eder arada eğer istediğini yapmazsak. Sonra pişman olur inadından.
Tarladan erken geldik, çifti eken bitirdi babam.
Salı, Aralık 06, 2016
Pazar, Aralık 04, 2016
Cumartesi, Aralık 03, 2016
YAZI VE GEÇMİŞİ
Yazmak ve yazılanlar. Yazının türlerinin ilk keşfinden bu
tarafa yazılar olmuştur, kimisi tabletlere, kimisi derilere ve kâğıtlara.
Ağaçlara da yazılmıştır tabii ki. Ancak ağaçlara yazan delicesine âşıklardır,
ağacın canına kast edercesine.
Edebiyat alanındaki yazıların;
özellikle roman yazılarının içerik itibariyle aklıma geliveren ve benim okul
çağlarındaki okuduğum romanları dikkate alarak, yalnızca kendime özgü
değerlendirmemi aktarmak istiyorum.
Perşembe, Aralık 01, 2016
AKAN GÖZYAŞLARI
Eminim birçok kişi zaman zaman karşılaştığı olaylardan
etkilenip, istem dışı gözyaşları damlacıklar halinde birer inci tanesi olur
yuvarlanıverirler yanaklarına doğru.
Gözyaşlarını fark ettiğinde hıçkırıklarla ağlamak gelir içinden fakat boğazında bir düğüm sanki tıkaç olur fazla inci tanelerinin eksilmesine izin vermez. İçin bir hoş olur tuhaf bir rahatlama hissedersin.
Ben gözlemlerimde, kırklı yaşlardan sonra genellikle gördüm. Erkek kadın fark etmiyor. Yaşamdaki yoğunluklara bağlı olarak yaş ortalaması ileri veya geriye çekilebilir belki de.
Çevremde şahit olduklarım ve kendi üzerimden çıkarımlar yaparak, biraz da ukalalık ekleyerek değerlendireceğim
Gözyaşlarını fark ettiğinde hıçkırıklarla ağlamak gelir içinden fakat boğazında bir düğüm sanki tıkaç olur fazla inci tanelerinin eksilmesine izin vermez. İçin bir hoş olur tuhaf bir rahatlama hissedersin.
Ben gözlemlerimde, kırklı yaşlardan sonra genellikle gördüm. Erkek kadın fark etmiyor. Yaşamdaki yoğunluklara bağlı olarak yaş ortalaması ileri veya geriye çekilebilir belki de.
Çevremde şahit olduklarım ve kendi üzerimden çıkarımlar yaparak, biraz da ukalalık ekleyerek değerlendireceğim
YAZMAK VE YAŞAMAK
Kafamın içindekileri
dizeleyemiyorum. Başladığım yazı içine giriveriyorlar bir anda ve ben engel
olmuyorum çünkü çıksınlar istiyorum; biraz da olsa yer açılsın, kalanları da
bir sıraya koyabileyim istiyorum.
Bazen planlıyorum, önceden düşünüp
planlıyorum; ancak planladığım gibi gitmiyor çoğu zaman. Kendimi yorgun
hissediyorum, dönüp tekrar baktığımda onları değiştirecek gücü bulamıyorum
kendimde. Bir süre -ne kadar geçeceğini kestiremiyorum- geçerse belki de daha
planlı ve detaylı işlenilen yazılar yazabilirim diye düşünerek. Çalakalem
içimden geldiği gibi ve geldikleri anda, istediğim zaman yazmaya çalışıyorum.
EVLİLİK ARAŞTIRMASI
Kimden: Zehra Dönmez https://www.xing.com/profile/Zehra_Doenmez
İnsanların yaşamları boyunca uyguladıkları temel kavramlardan birisi olan evliliğin, Türkiye’de 33 türünün olduğu belirlendi.
Atatürk Üniversitesi (AÜ) Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Lütfi Sezen’in AÜ Türkiyat Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanan çalışması evlilik kavramına ayrılmış.
İnsanların yaşamları boyunca uyguladıkları temel kavramlardan birisi olan evliliğin, Türkiye’de 33 türünün olduğu belirlendi.
Atatürk Üniversitesi (AÜ) Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Lütfi Sezen’in AÜ Türkiyat Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanan çalışması evlilik kavramına ayrılmış.
Çarşamba, Kasım 30, 2016
MUTLULUK VE GELECEK
Mutluluğun yazısını yazan pek yok ya da mutlu olan çok az ve yazma ihtiyacı hissetmiyor ya da mutlu olmaktan başka bir şeye zaman ayıramıyorlar. İnsanlığın ilklerinden bu yana da, yazının icadından itibaren “mutluluk” kavramı ele alınıp değerlendirmeler yapılmış, reçeteler yazılmış fakat görünen köyün kılavuz istemediği gibi bu konuda da bir arpa boyu yol gidilmemiş.
İnsanlar hâlâ mutlu olmanın reçetesini arıyor. Nedir peki “mutlu” olmak? Bireyin mutluluğu mu, toplumun mutluluğu mu? Toplumun mutluluğu mümkün mü ya da bu güne kadar mutlu olan toplum var mı?
Pazartesi, Kasım 28, 2016
BAŞLAMAK
Çoğunlukla
bir şeyler düşünür ve tasarlarız fakat bir türlü başlayamayız. Sürekli
erteleriz. Hep sebeplerimiz vardır. Önceliklerimiz vardır bir türlü sıra
gelmez. Yaşam kavgası dediğimiz yarışta
ertelediğimiz şeyler o kadar çoktur ki, inanılacak gibi değildir.
PELTE KILIKLI
İki
gündür evden çıkmıyorum. Kendime otoriter davrandım. “çıkacaksın oğlum, yoksa
zorla ve yaka-paça çıkarırım.” uyku
düzenim bozuldu, bazen kırk sekiz saatte üç veya dört saat; kesik kesik, birer
ikişer saat de uyanarak uyuyorum. Derin uykuya bir türlü dalamıyorum. Derin
uykunun özlemini ve uyandıktan sonraki dinç ve dinlenmiş halimin özlemini öyle
çok duyuyorum ki; hani derler ya “dünyaya bedel” aynen öyle benim için de derin
uykuya dalıp, dinlenmiş uyanmak “dünyaya
bedel.”
Beynim
hiç durmuyor hissediyorum. Evham, kaygı,
ağırlıklı kişisel ve çevresel etkenler beynimi sürekli kemiriyor.
Pazar, Kasım 27, 2016
Cumartesi, Kasım 26, 2016
ÇAYLAR BENDEN
Umudun varsa talihin açıktır.” sözü 14 bıçak filminden
“bütün yükünü at yeni bir yaşama merhaba de” bu söz de başka bir filmden. Bana
yol gösteren ve kapı aralayan sözlerdir,
gözlüğümü değiştirmem gerek. Bu gözlükle yazdıklarımı göremiyorum.
Nereden başlamalı? Ya da ne yapmalı? nasıl çıkmalı vb.
Gibi sözler hemen hemen her insanın aklından birden fazla geçmiştir, bazen
ölümden beter gibidir yaşamak. Yaşamın bütün kesitleri gözden geçer ağırlıkla
da başarısızlıklardır, pişmanlıkla
karışık kızgınlıklar daha fazla izler bıraktığı içindir belki de.
GEÇ KAHVALTI
Öğleden sonra kalkabildim ancak
yataktan yorgun argın. Sopa yemiş gibiyim, her tarafım da ağrıyor. Son
zamanlarda hep aynı kalkıyorum bir anlam da veremiyorum bu duruma. Eskileri
düşünüyorum bazen böyle olduğum zamanlarda. Arada bir olduğunu hatırladım, evet
oluyordum böyle yorgun argın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)