AKAN ZAMAN

Kişisel blog, akan zamandaki yaşam izlerinden derlenen özgün içerikler; hikaye, şiir, anı, gözlem, yorum, sitem, alınan dersler olarak yansır gün yüzüne.

Perşembe, Ağustos 17, 2017

Memleketin İlk Çevrecileri kimlerdir?-İlk Çevreciler

"Müdürün evi"

İlk Çevreciler

                Ablası bayılıp düşmüştü kapı dibine. Bir telaş sardı ortalığı ve evin bütün ışıkları yandı bir anda, eniştesi geldi önce kapıya. O da bağırmaya başladı. Ufak tefek bir adamdı eniştesi. Mehmet’in yeğenleri geldi sonra... Bir anda bayram yeri gibi oldu sahanlık.

                “Benim, Mehmet. Neler oluyor size böyle?” dediği duyuldu Mehmet'in.

                Ablasını kaldırdılar ve ayılttılar “kalk hanım kalk, biricik kardeşinmiş o Arap” dedi müdür. Mehmet’in kulağından tuttuğu gibi içeriye aldılar, diğerleri de girdi içeriye ve uzun bir süre sönmedi evin ışıkları. Sabah ezanında yavaş yavaş ışıklar sönmeye başladı teker teker.

                Bizler zaten yatakta da olsak, ezan okunduğunda kalkıp oturuyorduk, günah yazmasın Tanrı bize diye. Uzun yıllar da oturmaya devam ettik.

                Pazartesi okula gittik tabii ki. Mehmet biraz kırılmış gibiydi bize, pek pas vermek istemiyordu. Cumhur yaklaştı yanına, allem edip güllem ederek. Suratı mosmordu Mehmet’in, ovalanmaktan. Siyah yağlı kurum boyasını silmek için çok uğraştıkları belli oluyordu, ciğer gibiydi suratı. Siyahla karışık morluk bir tuhaf renk oluşturmuştu suratında. Eski bembeyaz tombul suratlı Mehmet gitmiş, yerine bambaşka renk tonlu suratıyla yine tombul Mehmet vardı yerinde.

“Sabaha kadar uğraştı ablam boyayı çıkarmak için, ancak bu kadar çıkarabildi. Çok acıyor suratım, yanıyor sürekli. O gün ve Pazar günü uyuyamadım doğru dürüst acısından suratımın. Ama eniştem soracak size. Ben sizinle konuşmayacağım artık, gidin yanımdan eniştem görmesin.” Dedi. Üzgündü gerçekten, bizimle konuşmama cezası aldığı için eniştesinden.
"El arabası"

Hemen ilk dersten sonra müdür çağırdı bizi odasına, bütün arkadaşlar odadaydı. Odaya zor sığıyorduk, duvarlara yapışmıştık sıkışıklıktan.              

 Hepimize ceza verdi müdür, bahçeyi çapalama cezası, hem de hafta boyunca, hafta sonu da dahil bu cezaya.

"İlk çevreciler"

               

       İkindi üzeri okul dağıldığında, bizler eve gitmeyip kazma, küreklerimizi alarak depodan, okulun çevresindeki bakımsız bahçeyi çapalayacak, belleyecek ve tırmıklayacak, bir şeye benzetecektik bahçeyi, ağaçlar da dikecekmişiz sezonu geldiğinde. Şimdilik çiçeklendirmekle yetineceğiz. Hafta sonu herkes beşer adet çiçek getirecek.

"Okul bahçemizin son hali"
                Okul bahçemiz, sayemizde çoooook güzel olmuştu, rengarenk. Bütün okul bayılmıştı bu duruma ve imreniyorlardı bizim yerimizde olmak için, can atıyorlardı. Ne de olsa kahraman olmuştuk okul tarihinde.

     Sizin anlayacağınız bu memleketin ilk çevrecileri biziz yani. Bu bilgi, ilk defa paylaşıldığı için tabii ki sizler de yeni öğrenmiş oldunuz, bizim ilk çevreciler olduğumuzu.😆

                İllaki ceza mı olmalı çevreci olmak için, hadin gari, sizler de çevrenizi güzelleştirin bakalım.
                Kolay gelsin!


Çocuklar

 Haydi çocuklar
Tutuşun el ele,
Kırlara çıkalım.
Saf oksijen,
Temiz hava alalım.

Şehirler ölüm kapanı,
Kara bulutlar dolu tavanı;
Göreceksin,
Kaldırdığında kafanı.
Haydi çocuklar
Tutuşun el ele,
Kırlara çıkalım;
Çiçekler toplayalım demet demet,
Dağıtalım herkese
Çoluk çocuk demeden,
Zahmet nedir bilmeden.
Göreceksiniz!
Onlar da sevecek çiçekleri,
Renkleri;
Sevecekler, isteyecekler
Şehri bırakıp kırlara gitmeleri.
Özleyecekler;
Temiz havanın kokusunu,
Saf oksijenin vurgununu.
Haydin çocuklar, sokağa,
Çelik çomak oynamaya,
Belki de birdir bir,
Uzun eşek,
Yakan top,
Ya saklambaça ne dersiniz!
Karanlıklarda saklanmaya,
Köşe başlarından gizlice bakmaya;
Ebe uzaklaştığında,
Köşelerden çıkıp koşturmaya
Olanca hızla;
Işık hızına ulaşmaya
Ve
Zafere;
Sobelemeye.
Bakakalır şaşkınlığından ebe,
Çocuk kaynadığında her bir köşe,
Kalsa da bir süre öyle,
Sonra hızlanır birden ebe
Düşer en yakın peşe;
Sobeyi devreder yakaladığı birisine.
Haydin çocuklar oyuna,
Bakmayın enine boyuna,
Sığarız biz bu sokağa;
Dert etmeyin boşuna.
Sokaklar bizimdir,
Gitmese de bazılarının hoşuna,
Gürültü, kargaşa…
Sen bak koşmana;
Her yerde olsun şamata.

09-08-2017-1627

Halil GÖNÜL

Not: 2/2

1/2 gelsin...

Görsel: Google Görseller

12 yorum :

  1. Böyle cezaya can kurban. Çevre koruma bilinci çocukken aşılanmalı. Özellikle anne-babalar çocuklarına örnek olmalı. Örneğin ben her iki günde bir geri dönüşüm atmak için oğlumla bir müddet yürüyorum. Onun eline de su pet şişelerinden veriyorum. Kutuya atınca çok mutlu oluyor. Bu alışkanlığı kazanması çok önemli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdan Kalan,
      haklısınız, ne güzel örnek model oluyorsunuz oğlunuza da, hayran kaldım doğrusu. Çok az düşünen vardır böyle bir durumu. Tebrik ediyorum sizi. Severek öğrenmek diye buna denir işte. :)
      Bu güzel örneğiniz için de çok teşekkür ederim. Yazıya büyük katkı bence. :)

      Sil
  2. Ne güzel bir yazı olmuş. Hem çevre bilinci var içinde hem de geleneksel çocuk oyunları şiire karışmış. Aynen öyle, şehirler artık ölüm kapanı. Şiir çok anlamlı ve güzeldi.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mukaddes'in Kaleminden,
      İltifatınız için çok teşekkür ederim, beğenmenize sevindim. Anlamlandıran sizlersiniz aslında. Dilerim, her şey zamanla gönlümüzce olur, herkes huzur ve mutluluk içinde yaşar. :)

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. soslu badem,
      çok teşekkür ederim, beğenmeniz benim için büyük bir mutluluk. :)))

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Mutlu Yaşam,
      Beğenmeniz beni inanın çok sevindirdi, teşekkür ederim. Hoşça ve mutluca kalın. :)

      Sil
  5. Cezalar hep böyle olsun :) Öyle bir istek geldi ki yarın bahçeyle ben ilgileneceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İrem E.
      Öyle diyorsanız, olsun bari! Ne güzel ya! bahçeniz varmış sizin, toprağa yalın ayak basmak bütün negatif enerjiyi boşaltıyor, toprakla ilgilenmek bence harika bir iş. Bir de, toprak hiç bir şeye itiraz etmiyor ve her yaptığınıza cevap veriyor hemen. Bir tohum at, onlarcası karşına dikiliyor hemen. :)

      Sil
  6. hoşuma gitti..ilk fırsatta bir ağaç fidanı dikmeyi düşünüyorum.. :) elinize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ertuğrul Yıldırım,
      Teşekkür ederim, bence de çok güzel olur. Kolaylıklar dilerim. :)

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.

Yerleşik reklamlardan, rahatsız oluyor musunuz? Sizi rahatsız eden hangisi veya hangileridir?