 |
Hissettiren odun |
Kelime ve cümlelerle evlilik
Merhaba
tekrar, sevgili Misafirler.
Bu
yazıyı yazmaya karar verdiğimde, pazar sabahı 03.41 idi. Dün uykusuz
kalmıştım ve gündüz çarşıyı dolaşıp geldim biraz. Hava alabildiğince güzeldi ve
ben üzerime aldığım ince süveterimi çıkarmak zorunda kaldım bir süre sonra ve
kısa kollu tişörtle dolaştım caddede. Vücudum oldukça özlemiş güneş ışınlarını;
bir rahatlık hissettim ve vücuduma kan yürüdüğünü çok net fark edebildim.
Aslına
bakılırsa çarşıya çıkarken kafamın içinde dolaşıp duran çok şeyler vardı. Blog yazılarımla
ilgili, blog hakkında düşüncelerim, sayfayı görmek için bilgisayarı nasıl da
heyecanla açtığımı, yorum gördüğümde ne hissettiğimi, takip veya izleyici
sayısında artış, eksiliş olduğunda ne hissettiğimi düşünüyordum, çok çok farklı
duygular sarıyordu zaman zaman beni.
Blog
sayfamda yazmaya başlayalı henüz altı ayını doldurmadı ama “Yazma, yazı”
kelimeleri hakkında düşünmeye başladım biraz. Empati yaptım yazanlarla ilgili,
yazmanın nasıl bir duygu olduğunu anlamaya çalıştım. Kendi deneyim ve içimdeki
sesleri dinledim, gözlemledim epeyce.