AKAN ZAMAN

Akan zaman, seninle birlikte akar. Sen yoksan, akan zaman da yoktur; bu yüzdendir ki, akan zamanı iyi değerlendirmek önemlidir.

Cumartesi, Ocak 27, 2018

Nereden Çıktı Bu Mutluluk?

"İlkel Yaşam"

Mutluluk Kavramı Nasıl Ortaya Çıkmış Olabilir?

                Mutluluk diye bir kavram atılmış ortaya, ne zamandandır bilmiyorum ama emin olduğum bir zaman var o da insanın insanı sömürmeye başladığı zamandır. İnsan insanın zayıflıklarını görmeye başlayıp onların zayıflık ve zafiyetlerinden hatta cehaletlerinden yararlanarak kendine paye biçenlerin oluşmaya başladığı zamanlarda ortaya çıkmış bir kavramdır kesinlikle.
                Yoksa neden böyle bir ayrıcalık olsun ki, herkes birbirinin aynısıyken. Farklılık ortaya çıkmalı ve herkes yarışmalı akıl sıra hiçbir şey düşünmeden. Bir başkası bir başkasının emeklerini hatta hayati varlığını sömürüp ondan eminim dururken diğeri veya öbürü nasıl mutludur bana söyleyebilir misiniz? Bence saçmalıktan başka bir şey değildir. Zavallılıktır her ikisi de. Biri güya güçlü zavallı, diğeri güçsüz zavallı. Al birini vur ötekine bir mutlu etmez sonuç olarak.
                Neden mi?
                Zavallının biri açlık ve sefaletle uğraşacak, çoluk, çocuk acizliğini gizleyerek kılıktan kılığa girecek bir lokma için kırk takla atacak, diğer güçlü zavallı elindeki onun bunun sırtından topladıklarını ne yapacağının derdine düşecek gece gündüz yollarda ve onun bunun kıçını koklayacak adına da yatırım hatta bir adım daha atarak akıllı yatırım diyecek, kıçından nefes alarak yaşayacak. Hangisi mutludur sizce? Kıçından nefes alan mı, yoksa açlıktan nefesi kokan ama şükür bu gün de bir lokma geçti boğazımızdan, allah bereket versin diyen mi?
                Psikologlar, sosyologlar ne derse desin, mutluluk göreceli bir kavram ve bilim alanların bir kısmı bilime mi düzene mi çalıştığının farkında olmadan yola devam eder bana göre. Bilim topluma hizmet etmeli, toplumsal kazanıma yönelik olmalı.  Birilerinin çanağına veya değirmenine su taşımamalı.
                Mutluluk kavramı… Bir hırka bir lokmadan gelip dünyayı götürmeye aday bir kavram olup çıkmış uzun bir zamandır. Düşünsenize bir memlekette yaşayanların oluşturduğu gelirlerin yüzde doksan beş gibisi bir rakamı bu memlekette yaşayanların yüzde üç veya beş gibisinin cebine giriyor, kalan miktarı -%3 ile 5- da geriye kalan insanların %95 gibisi paylaşmaya çalışıyor. Leş kargaları veya sırtlanlar bile bundan daha adil paylaşırlar buldukları leşleri.

            Akıllı denilen bir sürü hiçbir şeye yaramayan insan topluluğu iyi ki birbirlerini parçalamıyorlar aleni, ortada kalan leş artığını paylaşmaya çalışırken. Neden peki? Şükür, bulduğuyla yetinme, güçsüzlük veya daha bir sürü sebep var elbette. Yoksa nasıl sürsün bu durum. Akıllara ziyandır.

                Mutluluklar sevgili insanlar, eminim mutlusunuz hem de olabildiği kadar, karnınız doyuyor ya, şükür, beterin beteri var. Ölümden öte köy mü var? Yaşadığını düşünür, yarım yamalak karnı doyanlar da. Bu dünyadaki imtihanlarını en iyi şekilde vermeye çalışırlar ömürleri boyunca sürünme eğitimiyle. Eğitimi kimin başarıyla geçtiğinin ölçüsüyse başını sokacak bir damının olması büyük bir mucizedir, karnının doyması da bir o kadardır. Nasılsa ölü olduğunun farkında olmayanlar daha mutlu ve tok bir şekilde yaşarlar.


                                                                                                                             26.01.2018
                                                                                                                             Halil Gönül
                
Görsel: Google Görseller

6 yorum :

  1. Bir çok kavram da olduğu gibi mutluluk kavramının da içi boşaltıldı. Hiç bir insan, hayatı boyunca mutlu veya mutsuz olamaz. Her insanın hayatında mutlu ya da mutsuz olduğu anlar, zamanlar vardır. Yoksulluğun mutsuzluk sebebi olamayacağı gibi zenginliğin de mutluluk sebebi olduğuna inanmıyorum. Önemli olan birbirini seven, saygı duyan bir aileye sahip olmak. O ailenin bireyleri mutludur bence. Kabul ederseniz benim naçizane düşüncem bunlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. RABİA SERTELİ,
      size katılmamak mümkün mü?

      Sil
  2. Olan hep daha fazla ister demez ki yeter karnım doyuyor fazlasını da ihtiyacı olana vereyim. Bilmiyorum yıllar ilerledikçe insanlar hep fazlasını hep fazlasını istiyor. Kimse mutlu değil zenginde mutlu değil fakir de mutlu değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fakir Yazar,
      evet, aynen öyle. İşte bu yüzdendir ki kendini de yiyip bitiriyor gitgide.

      Sil
  3. İnsanlığın dünyaya adım attığı ilk günden bu yana değişmeyen tek yaşama amacı var o da ; temel ihtiyaçlarını karşılayıp sevip sevilmek aslında.Ne yazık ki hırs ve ego ele geçirmiş durumda dünyayı.Mutluluk satılır olmuş köşe başlarında üç kuruşa.Ne alan ne de satan mutlu :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aytül Örcün - Ayna Hikayesi,
      doğru diyorsunuz. Dün bir yazı okudum, benzer türde yazılar daha önceleri de okumuştum. yazıda söz konusu edilen durum: homo sapiens denilen son versiyon insan başka bir gezegen tarafından agresif ve zarar verici, yıkıcı bulunup ehlileşmedikleri için cezalandırmak amacıyla dünyanın değişik bölgelerine bırakıldığı, eriye dönüş ve gelişim için tüm kodlarının silindiği anlatılıyor. Dünya'nın bir hapishane olarak gözlendiğini, kendi kendisinin yok edilmesini bekledikleri için müdahele edilmediğininden bahsediyor. Daha fazla uzatmayayım o yazıyı da paylaşmıştım. Bana mantıklı gelen çok yanı vardı o yazının, evrimleşme konusunda benim de kafama yatmayan bazı noktalar var.

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.