AKAN ZAMAN

Akan zaman, seninle birlikte akar. Sen yoksan, akan zaman da yoktur; bu yüzdendir ki, akan zamanı iyi değerlendirmek önemlidir.

Cumartesi, Ocak 06, 2018

Gelin Başı Düzen Kişi

             
"Şiddet Nasıl Önlenir"
                Bu yıl -2018-  pekiyi gelmedi bana galiba, aksilikler bırakmıyor kaç gündür. “dur bir nefes al ya!” dedim en sonunda.  Beş gün oldu geleli daha köpeksiz köy buldu değneksiz dolaşıyor bizim 2018.
                Daha ikinci gününde ağlattı beni, pek haksızlık yapmayayım ama aslında ben de ağlamak istedim, zorladım kendimi ahlamak için. Kendimi de seyrettim ağlamaya kendimi zorlarken; çok komik geldi. Ağlamak mıydı yoksa boğaza nohut tanesi Kaçmış gibi aksırmak mıydı anlamakta zorlandım. Dışarıdan kimseler duymasın diye de ellerimle sıktım suratımı, bir taraftan da gözlerimin ıslaklığını sildim.

                Gözyaşları kurumuş sanki zorlayarak çıkıyorlardı ortaya. İşlerini biliyorlardı sanki bu Dünya’ya gelmenin pek akıllıca olmadığını düşündükleri belliydi. Yiyeceklerim bitti, pazara gitmek zor geliyor, evden çıkmak istemiyorum. Aslında dışarısı evden daha sıcak ama işte kafa.. Cimriliğim tuttu hiç para harcamak istemiyorum, neye yarayacaksa para bu saatten sonra? Ha! Unutuyordum, daha ikinci günden internet kesildi, bir türlü ulaşamıyorum neyse ki dördüncü gün gecesi ulaşabildim de arıza kaydını dikkate aldılar.
                Ne kolay para kazanıyor yahu bu Telekom. Arız bildiriyorsun robot çıkıyor karşına ve elli kuruş yazıyor, aradıklarında kayıt yapamıyoruz teknik bir arızadan dolayı diyor elli kuruş yazıyor, kota dolmuyor taahhütten dolayı para ödeniyor vallahi iş doğrusu işini yapsa da para kazanıyor herifler yapmasa da. Bizim memleket işte ne yaparsın? Hala da arıza giderilmiş değil… Ne aklıma gelirse sıralıyorum teker teker… Bu dönemlik aboneliğim bitsin adını bile ağzıma almayacağım Telekom’un…
Neden yılların değişmesi Bizi Bu kadar etkiliyor, Başka Bir deyişle yılların değişmesinden Bu kadar Çok Şey Bekliyoruz? Da günlerden Veya aylardan DA aynı şeyleri beklemiyoruz, Gelişlerini kutlayıp bayram havası Yaşamıyoruz? Diye kafa Yormaya başladım Başka şeylere de Kafa yorduğum gibi. Neye mi kafa yoruyorum Başka?

Çooook, Örneğin: dünya Nasıl Kurtulur’a?  Bütün insanlar açlıktan nasıl kurtulur? Şiddet nasıl ortadan kalkar? Şiddetin altında yatan nedir? Tarihler boyu, bütün canlıların ayakta kalabilmek için cankurtaran simidi olarak sarıldıkları ve başarılı da oldukları şiddet duygusu bu zamandan sonra ortadan kaldırılmaya çalışılması normal mi? Daha da sıralayabilirim kafa yorduklarımı.
                Elbette kendim için de kafa yoruyorum. Nasıl kurtulurum bu depresyondan, yalnızlıktan, yatağa zamanında girememekten, cimrilikten, zamanında eller gibi yataktan kalkamamaktan, yatağa girme korkusundan, gece olacak korkumdan…
                Görüldüğü gibi benim içim daha zor, biliyorum ama işte kendimi bir matah zannetmek için düşünmek işleri biraz kolaylaştırıyor. Yoksa yaşamanın pek anlamı kalmıyor ha var ha yok gibi yani mış gibi hissediyorum kendimi. Bir şey yarıyormuş gibi yapmak daha iyi geliyor bazen. Her zaman iyi gelsin diye daha fazla takıyorum çok şeyi ama bu sefer de içinden çıkılmaz bir durum alıyor; hem kendi dertlerim hem de Dünya’nın dertleri ağır geliyorlar birlikte.
                Tek tek gelin desem de takmıyorlar beni, bazen topluca saldırıyorlar işte o zaman akla karayı seçiyorum ben de ve isyanlara kalkıyorum, yazanı, çizeni… Sıraya sokuyorum teker teker kim ve ne aklıma gelirse.
                Söyleyeyim size şiddet hakkında düşündüğümü:
                Elimden gelse ben biliyorum bu Telekom’a ne yapacağımı ama sormayın işte… Kapatırım, ellerine beş ördek veririm gitsinler onları gütsünler… Onu da yapamazlar da hayvancağızlara yazık olur ya, neyse!
                Yanılıyoruz bayanlar baylar, medeni diye bahsettiğimiz çağda şiddet hem arttı hem de çeşitlendi. En ilkel zamanlarda doğadaki canlılar yiyecek kavgasından dolayı birbirlerine şiddet uygularken artık çok daha medeni şiddet çeşitlemeleri ve gerekçeleri ortaya çıktı. Kadınlara yönelik şiddet yalnızca çeşitlenmelerden birisi ve tüm dünyada azımsanmayacak kadar fazla.
                Bence çözüm yolu dünyadaki bütün canlıları doyurmaktan geçiyor, açlığı ortadan kaldırıldığında azalacağından eminim. Yani modern çağın modern kelimesiyle paylaşım daha adil olmalı aksi halde şiddet daha da yaygınlaşıp tokları ve tıka basa yiyenleri de elleyecek. Rahat yok yani kimseye.
                Özellikle insanların ve aynı sınıfa ait olduğu hayvanların kendini güvende hissetmesi sağlanmalıdır ne şekilde olursa olsun. Kendini güvende hissetmeyen canlı mutlaka bir an geldiğinde saldıracaktır güvenliğini tehdit eden şeye karşı, ya kendisi yok olacak ya da karşısındakini yok edecektir, yok edemese bile arkadan gelenler aynı şeyleri denemeye devam edeceklerdir.
                Benimkisi de iş mi yani şimdi? Buna “kendi işini yapamayan gelin başı düzmeye gider” derler eskiler. Kulağıma fısıltılar geldi geliyor “bırak gelin başı düzmeyi de kendine bak asıl sen” diyor durmadan.
                Haklı aslına bakılırsa, daha yeni kalktım gün bitmek üzere ve karnım aç, bir şeyler yiyormuş gibi yapmalıyım. Bu yazı bitsin yapacağım o işi de.
                Aylakçılık zor zanaat be, insanları neden aylak bırakmadıklarını daha iyi anlamaya başladım son zamanlarda. Hele ki ben biraz daha iyilerindenim aylakların, kimseye zararım yok kendimden başka, arada sırada kendime meşguliyet yaratabiliyorum, hiçbir şey bulamazsam gördüğünüz gibi saçmalıyorum işte.
                                                                                                                                             05.01.2018
                                                                                                                                             Halil Gönül

Görsel: Google Görseller

2 yorum :

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.