 |
"Nazlı Kız" |
Nazlı Kız
“Bu benim babam!” dedi, gözlerinin
içi gülüyordu iki eliyle narin bir nesne tutar gibi çerçeveli bir resmi
tutuyordu önümde Nazlı Kız.
Nazlı kız dediğime bakmayın iki
çocuk anası koskocaman bir kadın o, yüreği koskocaman. Ama anasının nazlı kızı hala, ilk göz ağrısı.
Gözlerime bakarken “Babam…” dedi, durakladı öylece, derin bir nefes aldı…
“yirmi bir yaşında çekilmiş bu fotoğraf,
arkasından da intihar etmiş yirmi iki yaşındayken. Ben daha çocuktum o
zamanlar. İki kız kardeşim daha vardı benden küçüktüler.
“Anam sarıp sarmalamıştı hepimizi
gurbette. Topraklarımızdan çoktan kopmuşuz, göçmüşler durmadan. En son durak
burası oldu bize.” Gözleri parlıyordu ağlamaklı. İçim burkuldu bir an,
hissettiğim acizlik duygusundan.
Anası “Nazlı Kız” derdi ona,
cevvaldi, tuttuğunu koparandı, çelimsiz, kara kuru zayıfça olmasına rağmen
kendinden büyük işlerin altından kalkmasını bilirdi her zaman. Ana gözü görmez
mi hiç, görüyordu her birini. Arada bazen küserdi de “Nazlı Kızım benim” der
sarılıverirdi anası gözlerini puslu gördüğü zaman.