Pazartesi, Ocak 04, 2021

Zafer'in Günlüğünden, Bilin bakalım ne oldu?

bilin_bakalim

Günlük- -02.04… -2200/Zafer

Bilin bakalım ne oldu?

                -Ne olacağını sanıyordunuz? Tabii ki ilk rauntta yerlere serildim iki seksen. Arkasından bir daha, bir daha, bir daha; tıpkı yenilenin güreşe doymadığı gibi. Rezilliğim yakadan paçadan akıyordu. Kendimin karşısına geçip kendimi seyrediyordum; rezilliğime, düştüğüm duruma şaşırıyordum. Pes dedim sonunda ve becerebildiğim kadar rezilliklerimi, aşağılıklarımı; bir işe yaramazlığımı hazmetmeye çalışmakla geçmeye başladı her anım, gecem, gündüzüm, aylarım, yıllarım ve gelecekteki ömrüm.

            -Katlanabilir miydim? Çok sordum, neredeyse her nefes alışımda; belki de nefes alışlarımdan da fazla sayıdadırlar.

            -Yazmaya başlarken, yazarken, her şeyi bir nefeste boşaltıp rahatlamak hayali geçti aklımdan da hafifçe gülümseme isteği uyandı içimde ama eksiklik var bu işte; endişeler, kaygılar, adaletsizlik yaptığım hissi; yanlı mı davrandım veya davranıyorum? Yoksa hınç mı alıyorum? Daha bir sürü soru var aklımda. Hepsine de cevap vermek zorundayım kendimce. Adil olmaya çalışmak temel amacım, yanlı olmamak. Kızgınlıklarımı kusmak gibi bir niyetim yok.

-Ya da içim, dışım dolu olduğundan belki de bir an önce boşalmayı, boşaltmayı istediğimden; rahatlamayı, normale dönmeyi düşünerek acele etmemden dolayıdır ki bazen istemeden de olsa taraflıymış gibi görünenler de olabilir. Tek amacım var; bir an önce yükümü boşaltıp rahatlamak, hafiflemek istiyorum. Kasıt veya incitme niyetim kesinlikle yoktur çünkü incinme ve kırılmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum artık. Yeterince büyüdüm. Kim bilir belki de adam bile olmuşumdur! Belki bir gün bir bilene sorarım!..

-Neyse, şimdilik böylece başlayayım bir taraftan da bir ara fırsat bulup –yaratıp- tekrar adiliyet terazisinin kefelerine koyar dirhem dirhem tartarım tekrar tekrar. Ne de olsa sağlıklı bir kafam olduğunda, her zaman yapmaya çalıştığım odur.

-Becerebildiğimi de sanmıyorum ya! Ya da anlayabilen olmadı şimdiye kadar henüz. Belki sonra!

-Şimdi düşünüyorum da benim normale dönmem oldukça zor ve dönersem de çok zaman alacak. Belki de bir daha dönemeyeceğim normale; içimde kanayan bir yara ve akan bir kan şelalesi her zaman olacak artık. Ara sıra umursamasam da o kendini umursatacak bana; yalnızlığımın dibine daldıkça; gözlerimi yumdukça. Gözlerimi yummadan da yapamama öyle değil mi?

-Bu bir yargılama mı? Eğer öyle kabul edilirse; aslında kendimi yargılamamdır. Belki de değil.. Yok, yok kesin kendi kendimi yargılamamdır! Kesin öyledir! Çünkü benim kendimi yargılamaktan başka hiçbir gayret ve hevesim yok. Kendimi bir an önce yargılayıp dosyaları rafa kaldırayım diye gayretim var.

Yargılamanın bitmeyeceğinin, dosyaların kapanmayacağının bilincinde olarak çok yüklü ve ağır aynı zamanda da hassas bir konuyla da uğraştığımın farkındayım. Beni ezen de bu ya!

Devam edecek...
Görsel: Google Görseller

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.