AKAN ZAMAN

Akan zaman, birlikte akar. Yoksan, akan zaman da yoktur; bu yüzdendir ki, akan zamanı iyi değerlendirmek önemlidir.

Pazar, Mart 11, 2018

Çıtır Erik ve Çıtır Kız-5-Anamın Pastası

"Anamın pastası Şipit"
Gülen Çıtır Kız

                Yakınmış mahallelerimiz.  Bizim mahalleye giderken onların evinin önünden geçiliyor. “İşte burası bizim bina, ikinci katta oturuyoruz, istersen birlikte ders çalışabiliriz” dedi. Ne de güzel gülüyordu karşıma dikilmiş de, eriyip aktım karşısında. 
              “Hııı hıı” diyebildim başımı sallayarak. Sizin ev nerede, yakın mı buraya?” dedi adım atmaya çalışırken. “Hıı yakın, biraz ileride” dedim. İçim içime sığmıyordu. Çakılıp kaldım yerimde bir adım atmış haldeydim ve ayaklarım ayrık kaldım.
                Gülmeye başladı “tamam o zaman, tekrar teşekkür ederim erikler için. Çok tatlıymışlar.” Dedi ve bahçe kapısından içeri girince ben de koşturmaya başladım topuklarım kıçıma vurarak. Arada havaya hopluyordum koştururken. Eve kan ter içinde varınca anam afalladı. Hemen sağımı solumu kontrol etmeye başladı yara bere var mı diye.
                O haftadan sonra birkaç günde bir ders bahanesiyle evlerine gittim, ders çalıştık birlikte. Yaptığı pastalar çok nefisti. Anamdan istedim bir kere ama garip anam nereden bilsin pasta yapmasını “şipit” yapıverdi bana pasta isteyince. Özene bezene tavuk yumurtasıyla unu çırpar, bulamaç gibi olunca ocağın üzerindeki kızgın saca dökünce pişerdi hemen. Bir yanı pişince çevirirdi ve beş kadar yapıvermişti. Birisini de çıtır kıza götürmüştüm. O da çok sevmişti anamın pastasını.
                Günler nasıl geçti anlamadım, okul kapandı yaz tatiline girdik. Babam köye göndermek istedi beni sevinir diye ama ben istemedim çok ders çalışacağım yazın diye. Israr etmedi babam. Anam ağzımdan laf almaya uğraşıyordu, sır verir miydim hiç, vermedim. Babamla konuşurlarken duydum birisinde geceleyin “bu oğlana bi şeyler oldu herif, bi haller var bu çocuğun başında.” Demişti babama. Babam da “ne olacak, delikanlı oluyor artık” demişti anama. Ses kesilmişti sonra da.
                Daha sonraki günlerde günlerimin çoğu, bahçede ağaç dalına asılı kırık aynanın karşısında geçer oldu. Saçlarımı bir türlü istediğim gibi yatıramıyordum, diken gibiydi her biri başımda. Arada denk geldikçe anam da yardım ediyordu saçlarıma bir şekil vermeye ama kurudu mu olan oluyordu yine, çok inatçıydı saçlarım ve beni kızdırmaya başlamışlardı. Tek umudum vardı, biraz daha büyümeleriydi. O zaman daha kolay yatarlardı benim istediğim gibi.
                Pantolon ve gömleğimi her gün kendim yıkıyor ve pantolonumu döşeğin altına koyarak özene bezene ütülüyordum. Azıcık kusur oluyordu elbette tel ranzadan dolayı ama olsun, o kadar kusur kadı kızında bile bulunurmuş. Öyle derdi nenem. Gömleği dersen ıslatır asardım bahçeye hemen kururdu, ıslak asılınca da kendi ağırlığıyla ütülenmiş kadar düzgün çıkardı. İş benim saçlardaydı, başka her şey düzgündü benim için.
                Koptuğum gibi evden, kızın evlerinin önünden geçip bir tur atıp geliyordum, günde bazen iki bazen de üç kez yapıyordum bunu ve beni görüp görmediğini bilmiyordum ama görmüş olduğunu düşünmek çok hoşuma gidiyordu.

Devam edecek.

Görsel: Google Görseller

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.