AKAN ZAMAN

Akan zaman, birlikte akar. Yoksan, akan zaman da yoktur; bu yüzdendir ki, akan zamanı iyi değerlendirmek önemlidir.

Çarşamba, Ağustos 15, 2018

Dolar'ın Seyri

"Dolar'ın seyri"

Dolar’ın Seyri

                Atatürk ve İsmet de İnönü’nün bile hâkimiyet kuramadığı toprak ağaları parti içinde toprak reformuna karşı çıkmış ve parti tek olmasına rağmen ikiye bölünmüş hale gelmiştir. Karış karış memleketin toprakları işgal edilmiş ve el birliğiyle kovulmuşlardır. İş kovulmakla çözülemediği çok açıktır. Vatanı savunanlar her zaman fakir fukaradır çünkü gidebileceği ve başını sokabileceği bir yer yoktur bulunduğu yerlerden başka.
                Tek parti içinde bile örgütlenip bir araya gelerek güç oluşturan toprak ağaları doğu batı demeden bir arada ve tek yumruk olarak hareket ederek nihayetinde iktidarı ele geçirirler. İş o andan sonra başlar zaten. Kurtuluş savaşı kazanımları teker teker bilinçli bir şekilde terkedilmeye başlar hatta daha da sorumsuzca davranarak Amerika gibi egemen dış güçlere büyük tavizler verirler memleket aleyhine. Örneğin ne yapmışlardır? Devlet adabına uymayan ikili anlaşmalar imzalanmıştır.  Ne istersem yaparım havalarında Osmanlıdan kaybettiklerini tekrar geriye kazanmaya çalışan o egemen güçler teker teker istediklerini çok kolaylıkla geriye daha fazlasıyla almaya başlarlar. En çok tarım alanında –zaten başka bir alan yok ki- istediklerini alırlar. Vatana ihanet suçu da bu durumlardan kaynaklanmıştır.
                Gel zaman git zaman derken İsmet İnönü’nün sözlerini inatla ispatlama çabasıyla “hain” yetiştirmiştir bu topraklar. Toprak ağalarının ele geçirdiği iktidar Bülent Ecevit’in kısa süreli koalisyon hükümetleri dâhil sayılmazsa ihanete devam etmiştir ve etmektedir. Arkadaki güç yine toprak ağalarıdır. Yetmedi yokluklardan sülük gibi devletin –vatandaşın- sırtında sülük gibi büyüyen güya yatırımcılar türemiştir memlekette. Toprak ağaları yetmez oldu arkasına birkaç gecede zengin olan kan emici sülükler türemiştir.
                Arada paslaşmalarla iktidarın tüm nimetlerinden yararlanan bu zümreler pasta bölüşümünde zaman zaman çatışmaya başlamışlardır. Çatışmalar zamanla büyümüş ve yollar ayrılmıştır artık. Sülükler ülke dışı kaynaklı güçlerin taşeronları olmuşlar onların davulunu çalmaya başlamışlardır.
                Tarımın tüketilmesi toprak ağalarını rahatsız etmeye başlamış olduğundan iktidardaki güçlerinin zayıfladığını fark ettikleri andan itibaren özellikle doğudan ses vererek partileşmeye gitmişlerdir. Bu parti ilk etapta solcu, ilerici kılıfla ortaya çıkıp iktidarda söz sahibi olmaya aday olmuştur ve sülüklerin karşısında yer alan bir havadadır.
                Bu arada ilginç olansa kurtuluşu gerçekleştiren ve kurtuluşun simgesi olan yığınların umut kapısı olan partidir. Tek partili dönemden içeride kalan sağcı, toprak ağalığı yanlısı olanların hâkimiyetinden bir türlü kurtulup kendini yenileyememiş ve tarihsel işlevini yerine getiremeyen bir durumdadır.
                Doğu renklerinde ortaya çıkan toprak ağalığı hâkimiyetinin iktidar savaşının yirminci yüzyıl versiyonu olan partiyle olabildiğince işbirliği yapabilen içerideki toprak ağalığının kalıntılarıyla yönetilen partiyle kol kola ve omuz omuza imajı yaratır. Her ne kadar tabanda onay görmese de zaman zaman koşullar gereği “düşmanımın düşmanı benim dostumdur” anlayışıyla kör topal da olsa ayakta kalmaya çalışmaktadırlar.
                Son günlerde gelişen döviz hareketliliği oldukça düşündürücüdür benim için. Neden mi? Çünkü foreks ve borsa faaliyetlerinde bu tür olaylar özellikle yüklü paralar toplanan yatırımcıların bir araya gelerek istedikleri takdirde bazı değerlerde oynamalar yaptırabilirler.
                Örneğin: deniliyor ki kısa vadeli dış borcumuz yanlış değilse 123,30 milyar dolar diye bahsedilir. (Kaynak: TCMB) Kendimizi yerine koyalım bu dolar borçlusu olanların yerine. Ne yapacaklar? Eğer ellerinde olan parayı daha öncesinden dolar alıp bir kenara koymadılarsa bu ihtiyaçlarını karşılamak için döviz alacaklardır. Mutlaka ve mutlaka alacaklardır. Devletin kasasında yeterli döviz yoksa dış piyasadan sağlayacaktır ve kimde kaç liraya bulursa ihtiyacı olanı toplamaya çalışacaktır. Şu soruyu sormak istiyorum: Banyoya girdiniz ve tam sabunlandınız birden su kesildi. Küfretmeye başladınız. Biraz beklediniz gelen giden yok ama birden dışarıda sokakta bir ses “Su- sucuuuuuuu” çocuklar ve eş bağırır sevinçle, koşarlar hemen balkona başlarlar bağırmaya: “sucuuuuuu, sucuuuuu” hay aksi, neden daha önce akla getirmediler ki sucuya telefon edip iki- üç damacana su istemeyi. Olsun şans yaver gitti ayağa geldi ya, telefon masrafından kurtuldular hiç olmazsa.
                Kampanya başlar “dolarınızı satın” işin bu duruma gelmesini isteyenlerin istediği olmuştur artık. Yeterince piyasa yükselmiş talep oluşmuştur satma zamanı ve yedi liradan dolar vermeye başlarlar piyasaya. Birkaç ayda yüzde yüz para kazanmıştırlar. Talebin yükseldiği piyasa kolay kolay sönmez. Ver doları açığa ver doları açığa, kazanç yüzde seksen doksandan aşağı düşmez. Birkaç günlük bir operasyondur bu iş. “El işler alet öğünür” denilmemiş boşuna. Foreks ve borsalar sağ olsun. Akıllıya ve parası olana para kazanmak çok kolay bu dünyada hele yirminci yüzyılda olmadığı kadar kolaylaşmıştır. Çeşitli iktisadi kandırmaca uyduruk tezgâhlarla resmi olarak akılsız ve bilgisiz vatandaşlar ve devletler çok kolaylıkla resmi ve yasal yönden soyulabilirler. Kolaydır, çok kolaydır. Günümüzde yaşananlar böyledir.
                Bu olayların arkasında neler dönüyor neler saklanıyor acaba? Merak eden var mı hiç? Deveyi hamutuyla götürüyorlar göz baka baka. Sülüklerin şikâyeti var mı, gördünüz mü hiç? Eminim Amerika da istemez doların bu kadar yükselmesini. Neden mi? Çünkü: doların yükselmesi durumunda mal satışları düşer pahalılıktan dolayı ya fiyat indirmesi gerek rekabet edebilmesi için ya da parasını düşük tutması lazım. Bir ülke parasının değerini uygun aralıkta tutmak ister fazla mal satabilmesi –ihraç- edebilmesi için. Düşünün bir kere. Bir mala ihtiyacınız var ve iki yerde var aynı nitelikteki maldan. Birinin fiyatı yüksek diğeri bir miktar düşük. Hangisini almak istersiniz? Gidip de arkadaş veya tanıdık olduğu için pahalı malı alacak değilsiniz herhalde. Ticaretin eşi dostu olmaz tek dostu vardır par, para kazanma.  15.08.2018- Halil Gönül

Görsel: Google Görseller

4 yorum :

  1. O kadar haklısınız ki, diyecek başka söz yok. Ama hani bir kesim var ya, hala tüm bunların 'dış güçler', "Amerika' yüzünden olduğunu söylüyor. 16 yıl Amerika ne dediyse yapan kim diye hatırlatmak lazım ama işlerine gelmez. ABD'nin taşeronluğunu yaptık, sırf o istedi diye Suriye'ye düşmanlık ettik, onlarca Arap paralı askeri topraklarımızda konuşlandırdık, yedirdik, içirdik, silahlar aldık milyon dolarlarla, sonuç milyonlarca Suriyeli ülkeye geldi yani kendi kazdığımız kuyuya kendimiz düştük, enson doları rahmetli babamın sağlığında gördüm ben, rahmetli tutumluydu azıcık biriktirmişti o öldükten sonra hiç dövizimiz olmadı, altın keza, annemin üç bileziğini onun yoğun bakım masraflarında bozdurduk bir daha altını kuyumcu vitrininde gördüm sadece ama bakıyorum millet kuyruğa girmiş Dolar bozduruyor valla bir ben miyim diyorum doları, eurosu, altını olmayan? Şaştım kaldım fotoğrafları görünce...neyse kıskanıyorum değil, şaşırdım sadece ama asıl Dolar milyonerleri, ayakkabı kutularında Dolar, Euro istifleyenler, yurt dışında, bilmem ne adalarında milyon dolarları olanlar, ismi lazım değil kişinin 7 sülalesi? Asıl Dolar onlarda onlar bozduruyor mu? Hadi Koç, Sabancı milletin a....sına koyacak o ahlaksız ta Londra'da sokak satın almış, bunlar dediğiniz gibi ülkeyi yediler bitirdiler şimdi de suçlu değiller, her şey papazın yüzünden yerseniz....

    Ay susayım iyisi mi...
    Elinize sağlık.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sohbet güzeldi, keşke yanında kahve de olabilseydi. Anlıyorum ki duyarlı ve durumların farkında olabilen insan var yine de. Bir gün gelecek tekrar kurtuluş savaşı vermesi gerekecek bu topraklarda yaşayan insanların. işgalciler kovulmadıkça ve içerideki işbirlikçiler de ehlileştirip evcilleştirilmediği sürece değişen hiç bir şey olmayacak, sür git devam edecek ve her 100 yılda -ayakta kalabilirse eğer- gömlek değiştirip duracak.

      Sil
  2. Çevremde elinde euro, dolar olan kişilerin çoğu bozdurdu. Zengin olduk, karlı çıktık diye düşünüyorlar. Hala kavrayamadılar. Onlar elindeki parayı harcayana kadar alım gücü o kadar düşecek, her şeyin fiyatı o kadar artacak ki o doları, euroyu bozdurmaları bir işe yaramayacak aslında. Elimde olanları bozdurmayı düşünmüyorum açıkçası. Aklıma eski günler geldi. Bir de şunu düşünmek lazım. Ekonomi dersinde öğrendiğime göre, insanlar enflasyon beklentisiyle hareket ettiklerinde enflasyonun gerçekleşme hızı 2 kat artarmış. Durumumuz belli ama şu an panikle davranırsak çok daha hızlı ve içinden çıkılmaz bir hal alacak her şey. Tabii anlattığınız kişilere bizim dur yapma dememiz mümkün değil. :) Fırsatçılar her zaman olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklılar aslına bakılırsa. treyt etmiş oldular böylece. biraz düştükten sonra tekrar alacaklar. Aslına bakılırsa Baş treyder içerideki dolar talebini -borçlardan dolayı- karşılayabilmek için düşündüğü bir yol bu yaşanılanlar. Kimsenin bir şey yaptığı yok. Gerçekten köşe dönmece bu durum. Saflar da vatan millet sakarya gidiyor işte. cebinde bulmuş 100 dolar kendini vatan kurtaran cengaver sanıyor. Yel değirmenleri geldi aklıma.

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.