AKAN ZAMAN

Kişisel blog, akan zamandaki yaşam izlerinden derlenen özgün içerikler; hikaye, şiir, anı, gözlem, yorum, sitem, alınan dersler olarak yansır gün yüzüne.

Pazar, Temmuz 30, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-Kızlar Ekti Bizi-Bir Oğlun Oldu

Bir Oğlun Oldu
"Müdür Bey"

“Bir anda ne olduğunu anlayamadan “Ne oğlu abi, hayrola?” diyebildim.   
“Kesin hesapların onaylanmamış, hata varmış” dedi.
“Tamam” dedim ayağa kalktım birden. Dosyanın içinden birkaç çizgisiz kâğıtla masanın üzerindeki kurşun kalemi aldım, yürüdüm kapıya doğru. “Dur, nereye gidiyorsun? Dosya müdür beyin önünde.” Dedi Deniz Abi.
“Tamam, ben de oraya giderim, neresi yanlışmış öğrenir düzeltirim hemen.” Diyerek devam ettim salla pati halimle yürümeye.
“Ben de geliyorum seninle” dedi ve kalkıp arkamdan yetişmeye çalıştı Deniz Abi. Müdür Bey’in odası açıktı ve birden daldım odasına, arkamdan da Deniz Abi’nin geldiğini gördüm. Tam karşısına geçip kendimi tanıttım “Yanlışlığı öğrenmeye geldim efendim” dedim gözlerine bakarak.

Şaşkın durumda olan Müdür Bey: “Buyurun oturun” diyerek yer gösterdi bize. Deniz abi oturdu yandaki koltuğa ve ben ayakta yanlışlığın ne olduğunu görmek istiyordum. Müdür Bey yüzüme bakınca ciddi olduğumu anlamış olmalı ki -toyluğumu da anlamış olmalı elbette- masasının yanındaki dosyayı önüne çekerek açtı ilgili sayfayı “İşte burası, bu kalemi tek kalem olarak yapmışsın, halbuki iki kalem olacak, birisi eksik kalemin” dedi işaret parmağıyla kırmızı işaretlenmiş satırı göstererek.
Anlamıştım durumu o anda ve içime su serpildi. Hemen elimdeki kâğıtları masanın üzerine koyarak hesap yapmaya başladım ve devam ederken “Doğru mu yani?” dediğini duydum Müdür Bey’in; başını kaldırmış bana bakıyordu anlam veremediğim bir suratla.
“Doğru efendim, ben o kalemleri tek kaleme indirgedim.  Diğer dosyalarda da incelemiştim durumu ama gereksiz gördüğüm için bu şekilde yaptım. İki kalemde yapıldığı zaman tekrar yapılmış oluyor yalnızca…” bir taraftan konuşuyor bir taraftan da yazmaya devam ediyordum.
Hesap

Sayfanın bir yüzü bitti, arka yüzünü çevirirken “Doğru diyorsun yani, eminsin?” dediğini duyunca tekrar “Evet efendim doğru” diyerek hesaba devam ettim. “Tamam tamam, inandım, onaylıyorum” dediğini duyar gibi olmama rağmen devam ediyordum yazmaya. Diğer kâğıdı çekerken elimi tuttu Müdür Bey.
“Tamam, tamam evladım, anlattın, anladım bende ve sana güvendim. Onaylandı hesapların.” Dedi. O anda nefesimin kesilmekte olduğunu hissettim ve derin bir nefes almak için doğrulduğumda Müdür Bey’in ve Deniz Abi’nin suratlarında yayılmış bir gülücük gördüm. Aynı anda da sağ elimde dolanık siyah teşbihi fark edince utandım, bu sefer şaşkınlık sırası bendeydi.
Yaka paça açık palyaço gibi hissettim kendimi. Elde tespih, kravat gevşemiş, gömleğin yakası açık, ceketin düğmesi açık.  Utandığım her halimden belli olduğu kesindi. Aniden bir ter bastırdı beni utancımdan. “Özür dilerim” diyebildim zorla kekeleyerek.”  Toparlanmaya çalıştım. Tespihi çıkarıp parmağımdan, cebime koydum. Kravatı sıktım.
“Önemli değil evladım, şimdi otur bir kahve söyleyeyim size, cesaretin hoşuma gitti, gerisini boş verin. Ben öyle şeylerle ilgilenmem. Gözümü açmamı sağlamış oldun. Şikayetler geliyordu zaman zaman ama fazla üzerinde durmamıştım. Çünkü kimse de çıkmamıştı karşıma, ta ki sen çıkıncaya kadar.”
“Fazla günüm kalmamıştı efendim, yarın günüm bitiyor ve bu görevi daha fazla uzatmak istemiyorum. Biraz izin kullanıp bölgeye dönmeyi planlıyorum. Orada da bekleyen işlerim var. Acele etmemin ve heyecanlanmamın nedeni bu” diyerek aslında özür belirtmiş oluyordum.
Kahveleri hemen bitirdik, daha fazla zamanını çalmanın doğru olmadığını düşünerek izin istedik Müdür Bey’den. “Tamam, yarın onay raporlarını Deniz Bey’e gönderirim, senin beklemene gerek yok” dedi ve elini uzattı tokalaşmak için.
Tespih

Odaya geldik ama gelin bir de bana sorun. Sanki ışık yılı uzaklıktan gelmiştim oraya; bitkin ve halsizdim. “Sen benden de asi çıktın yahu Halil, istikbalin pek parlak değil senin” dedi gülerek. Çok rahatlamış bir hali vardı. Olanları tamamen anlattı herkesin merakını gidermek için. Bense o anlatırken hala yerime alışmaya çalışıyordum ve onun söyledikleri su hışırtısı gibi uğulduyordu kulaklarımda.
Öğle yemeğinden önce onaylar geldi, üçü de onaylanmıştı.
Yemeğe geçtiğimizde üzerimdeki gözlerden çok rahatsız oldum. Herkes cellatmışım gibi bakıyordu sanki bana. Neler olup bittiği hakkında bir fikrim de olmadığı için anlamlandıramadım bakışları. Odaya geldiğimde sordum Deniz Abi’ye. “Bir şey mi oldu bugün” diye.
“Daha ne olacak, çok insanın canını yakmıştı, görevden alınmış yalaka.” Dedi. Gene anlamamıştım durumu. Dosyaları inceleyen kişinin görevinden alındığını anlayana kadar mesai bitmişti.

Not: 7/7

6/7 gelsin... 

1/7 gelsin...                                                                                              24-07-2017-1100

                                                                                                                 Halil GÖNÜL

Görsel:Pixabay.com

6 yorum :

  1. müdür bey çok anlayışlı birimiş,size teselli veriyor..:)) böle insanlar olmasa bu hayat çekilmez galiba....umarım bu anılarınızı birgün eserleştirebilirsiniz..elinize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar Yildirim,
      evet, çok iyi birisiydi. ben de yaşanan olayda takdir etmiştim.
      Haklısınız elbette, daha da kolay oluyor çalışma şartları. Zaman zaman sıkıntılar yaşanıyor ister istemez.
      Temenniniz için teşekkür ederim, ileride düşünebilirim. Biraz daha zaman geçsin istiyorum çünkü çok şey öğreniyorum yazdıkça ve eski yazılarımı okudukça çok ilkel kalıyorlar olduğunu görüyorum. bu nedenle acele etmek istemiyorum şimdilik. :)
      Beğenmeniz bana cesaret verdi, teşekkür ederim ayrıca. :)

      Sil
  2. Merhabalar Halil hocam..

    Blog hayatında yenir bir kişiyim diyebilirim.

    Sizin bloguda yeni tanışmış bulunmaktayım. Yazılarınıza genel itibariyle bir göz atmış bulunmaktayım.. Yazılarınızı gayet akıcı bulduğumu söyleyebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Murat CENK,
      Teşekkür ederim. Hoş geldiniz. :)

      Sil
  3. Cesaretli insanları her zaman takdir etmişimdir. Cesaretiniz olayı çözmüş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cem kazan,
      teşekkür ederim. Aslına bakılırsa cahilane bir cesaretmiş benimkisi. Bazen işler yolunda gidebiliyor işte. :)

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.