Salı, Mayıs 30, 2017
Pazar, Mayıs 28, 2017
Mutluluğun ve keyifin müzik hali
Yorgun zamanlarınızda koltuğunuza oturup, bir yorgunluk kahvesi içerken dinleyebileceğiniz bir müzik.
Cuma, Mayıs 26, 2017
Perşembe, Mayıs 25, 2017
Çarşamba, Mayıs 24, 2017
Salı, Mayıs 23, 2017
Pazartesi, Mayıs 22, 2017
Cumartesi, Mayıs 20, 2017
Cuma, Mayıs 19, 2017
Perşembe, Mayıs 18, 2017
Çarşamba, Mayıs 17, 2017
Pazartesi, Mayıs 15, 2017
Pazar, Mayıs 14, 2017
Cumartesi, Mayıs 13, 2017
Analar günü kutlu olsun
Ana ve Yâr
Ana gibi yâr olmaz,
Her yâr ana olmaz.
Ana olanın kalbinde,
Yâr olanın gönlünde;
Yer darlığı olmaz.
Cuma, Mayıs 12, 2017
Yaşlı seyyar satıcının hayalleri ve elindekiler
![]() |
Ev |
Asgari
ücretli işçi emeklisi adam, evini geçindirmektir, karısını rahata erdirmektir
derdi. Arada bir kendisine de mükafat gerekli.
Emekli yaşlı geç evlenmiştir; bir çocuklu kadınla. İlk evliliğidir adamın. Ne de olsa sıcak bir yuvası, işinden döndüğünde sıcak çorbası olsun istemiştir gönlü; hele bir de “Hoş geldin derse yorgunluğunun üstüne, güler yüzle, ne ister ki daha. İçip sıcak çorbasını iki lokma ekmekle, bir de oldu olacak, acı bir kahve üstüne; değme gitsin keyfine. Satmıştır anasını dünyanın.
Perşembe, Mayıs 11, 2017
Fiji adasında bebekler hiç ağlamazmış, neden?
![]() |
Bebek-Anne |
Merhaba
sevgili misafirler,
Bu
yazımda hiç ağlamayan bebeklerin sırrını paylaşacağım sizlerle. Neden böyle bir
şey yazdığımı sorarsanız: Sevgili Eylül annesi nin linkteki yazısını okuduğumda aklıma geldi.
Sevgili
“Eylül annesi bence de haklı sitemlerinde, ancak benim burada belirtmek
istediğim konu sevgili “Eylül annesi” nin yazdıklarıyla ilgili tartışmak değil,
aksine yazılarını okuduğumda yıllar öncesi tesadüfen okuduğum bir yazı aklıma
geldi ve aklımda net olarak kalanları yazmak istememdi.
Çarşamba, Mayıs 10, 2017
Çiçeği burnunda Mühendislik anılarımdan birisi-İngilizce Öğretmeninin Kâbusu
![]() |
İngilizce öğretmeni |
Zamanlar
gelip geçiyordu sürekli hiç bana sormadan. Bense kendi zamanımı yetiremiyordum
bir türlü. Sürekli yeni arkadaşlar ediniyor birlikte oturup kalkıp sohbetler
ediyorduk. Çok güzel edebiyat sohbetlerimiz ve sosyoloji sohbetlerimiz oluyordu
genellikle.
Arkadaşlarımız
arasında sosyoloji mezunu vardı ve bitirme tezi “İntihar olayı” imiş. İntiharın yüce bir şey olduğunu ve erdemlilik
olarak değerlendirdiği bir tezmiş ve 100 almış tezinden. Savunmaları da
genellikle askeri alandan seçilmiş. Örnek olarak: Bir askerin cephede esir
düşmesi ve esir düştüğünde konuşup birliğini ele verme ve birliğinin yok olma
riskine karşılık kendini kendine verilen atropin isimli iğneyi yaparak intihar
etmesi durumudur. Askerî açıdan bakıldığında haklı gibi görünen bu durum sosyal
yaşama aktarıldığında bana normal bir durum gelmiyordu ve uzun boylu
tartışmadan sonra ben arkadaşı ikna edebildim erdemlilik olmayıp tam tersine
yaşamın yükünden kaçarak ölüme saklanma olayı olarak baktım meseleye.
Salı, Mayıs 09, 2017
Soframız ve siyaset
![]() |
Siyaset |
1960’lardan günümüze
Merhaba
sevgili Misafirlerim.
Bu
yazımda biraz siyaset ve soframız ilişkisinden bahsetmek istiyorum ve bu konuda
düşündüklerimi aktarmak istiyorum sizlere. Ne ilgisi var sofrayla siyasetin? Diyeceksiniz
biliyorum. Var, hem de çok var; o kadar ki: domatesin pahalı olduğunu düşünüyor
ve söylüyorsanız siyaset yapıyorsunuz demektir, şikâyetiniz var demek ki ve
şikayetinizi dile getiriyorsunuz.
Öncelikle
yıllar öncesine gitmek ve o yıllardan -neredeyse 50 yıl- bu günlere bir yolculuk
yapmak istiyorum hafızamda ve yapabildiğim kadarıyla buraya aktarmak istiyorum.
“68
kuşağı” diye bir ifadeyi neredeyse duymayanımız yoktur her halde.
Pazar, Mayıs 07, 2017
Pazar Gözlemim-12-Hayatımızdaki yalanlar üzerine
![]() |
Yaşlı Ford |
Gül Kokulu Lokum
Merhaba
tekrar, sevgili Misafirler. Elbette bugün de Pazar pazarına çıktım, her zamanki
yaptıklarımı yaptım yine, otlu sac pidesi ve çay, bir saat kadar oturdum
kahvede ve kafamın içindekileri birbirinden ayırmaya çalıştım. Karar veremiyordum
başlangıçta, ne yazacağım? Hangisini yazacağım? Diye düşündüm uzun bir zaman. Haydi
kalk bakalım dolaş biraz da öyle karar ver dedim kendime içimden ve dolaşmaya
başladım aheste aheste sakin olan Pazar yerinde. Epeyce bir zaman yürüdüm hiçbir
şeye aldırmadan.
Cumartesi, Mayıs 06, 2017
Cuma, Mayıs 05, 2017
Çiçeği burnunda Mühendislik anılarımdan birisi-Ukalalığım için özür dilemem
![]() |
İçimdeki cevher |
Ukalalığım için özür dilemem
Diz
boyu ukalalığım ın üzerinden günler geçmesine rağmen bir türlü kafamdan
atamıyordum; farkına vardığım günlerden beri. Şube müdürümüzü her görüşümde,
dairede, lokalde, sokakta hatta rüyamda; utancımdan yerin dibine giresim
geliyordu sanki. Adama bir şey de diyemiyorum ancak saygıyla ve utançla selam
vererek hemen sıvışıyordum olduğu yerden.
Adam
hiç de oralı bile değildi sanki, beni saf bir çocuk olarak algılamış olmalı ki
bana kırılmamış diye umut ederek kendimi biraz olsun teselli etmeye çalışıyordum
ama içimde kanayan yara oldu sürekli ve bir yolunu bulup özür dilemek
gerekliydi mutlaka. Nasıl yapacağımı da bilmiyorum -söz aramızda- bu arada.
Perşembe, Mayıs 04, 2017
İşte böyle oldum birden
Çarşamba, Mayıs 03, 2017
Çiçeği burnunda Mühendislik anılarımdan birisi-Avan Proje
![]() |
Başardıııık! |
Avan Proje
Van'ın Gürpınar ilçesi, o yıllarda-1984-85- küçük bir yerdi. İller bankası da o dönemlerde
belediyelerin üst yapılarıyla da ilgileniyordu. Bu iş de o nedenle İller
Bankası tarafından finanse edilip belediyenin aylık ödeneklerinden belli
oranlarda kesiliyordu.
Yemekte
biraz havadan sudan bahsettikten sonra işe geçti sohbet konusu. “Ya abi, sen jenere menere dedin ama biz bir
şey anlamadık bu işten, nedir bu işin aslı?” dedi yüklenici parlayan ve aynı
zamanda da tedirgin bir gözle, gözlerimin içine bakarak. Kontrol tekniker arkadaş da bakıyordu bana
dikkatle. “Çok basit bir şey, tavan
döşemesini ters çevirip oturtacaksınız temele” deyince iyice şaşırdılar ve
dalga geçiyorum sandılar önce. Birbirlerine baktılar alay mı ediyorum diye ama
son çare gibi görünüyordum onlara ki ısrarla öğrenmek istiyorlardı durumu.
“Döşemeyi
yapamadık ki nasıl ters çevireceğiz?” dedi yüklenici.
Salı, Mayıs 02, 2017
Çiçeği burnunda Mühendislik anılarımdan birisi-ukalalığım diz boyu
![]() |
iş makinası |
Yavaş
yavaş alışmaya başladım kuruma, Van’a ve arkadaşlara. Kısa sürede arkadaşlıklar
kurmaya başladım, bu durum pek de alışık olduğum bir şey değildi aslında ve ben
kendime şaşıyordum çünkü: kolay arkadaşlık kurabilen biri değildim veya ben
kendimi öyle sanıyordum. Her zaman tanımaya çalışarak uzun bir zaman geçirir ve
istikrar görürsem karşı davranışlarda ancak kanım kaynıyor arkadaş oluyordum
genellikle. Bu durum bana yaşam şartlarımdan gelen bir alışkanlıktı, çok zarar
çekmiş ve acılar yaşamıştım kolay arkadaşlıklardan. Kullanıldığımı ve
sömürüldüğümü düşündüğüm çok durum yaşamıştım.
Kaşık-10-Veysel Ustabaşı
“İki kaşığı yan yana olmayacak
kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”
BÖLÜM-10
16 Mart 1989
VEYSEL USTABAŞI
KAŞIK
Veysel kariyerinde hızlı
ilerledi kısa zaman içinde. Önce kısım ustalığına, ardından üç ay gibi kısa
sürede baş usta olmuştu atölyeye. Maaşına da zamlar yapılmış, sıkıntı
çekmiyordu artık eskisi gibi. Fatma’nın bir dediğini iki etmiyor her dediğini
karşılamaya çalışıyordu ama bir taraftan da yetişemeyeceğinden endişe duymaya
başlamıştı çünkü:
Son zamanlarda istekleri çoğalmaya başlamış, olur olmaz
şeyler istemeye başlamıştı Fatma.
Zaman zaman tedirginlik yaşasa da zamanla
düzeleceğini düşünerek sesini çıkarmak istemiyordu. Karısının kalbini kırmak
istemiyordu her şeyden önce.
Pazartesi, Mayıs 01, 2017
Bir duygu boşalması ve ortaya çıkanlar.
![]() |
El |
Birkaç günlük hikâye
bu, gördüğüm bir yüz rahatlattı beni önce: Kariyer basamakları hızlı
tırmanılmış, emekleri var belli; sevindim, hem de çok fazla. Rahatsızlık hissi
de vardı ilk andan beri ama neden diye sormadım kendime…
Birkaç gün
hayal içinde yol aldım, sevinç ve burukluk içinde. Hatta şiir bile yazdım üstü
kapalı anlatımla. Derken iki gün sonra biraz daha araştırmaya karar verdim
durumu. İşte o anda küt diye kocaman kayalar kösüverdi birden tepeme ve ben
altlarında kaldım paramparça.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)