AKAN ZAMAN

Akan zaman, birlikte akar. Yoksan, akan zaman da yoktur; bu yüzdendir ki, akan zamanı iyi değerlendirmek önemlidir.

Çarşamba, Kasım 29, 2017

Babamın Gözünü Kör Ettim

"Babamın gözü kör oldu"

Babamın Gözü Kör Oldu

“Ya! İşte o akşam beni istemeye geldiklerinde baban senin gibi taramıştı saçlarını.” diyerek özene bezene taradı saçlarımı.
Yeni mis gibi kokan elbiselerimi de giydim, babama göstermek için yanına gittim dimdik yürüyerek. Anam da arkamdan geliyordu.
Babamın yanında ablam oturuyor onunla bir şeyler konuşuyorlardı.

Ablamın elinde bir kitap vardı küçücük ve ince. Ablam ikinci sınıftaydı ve bazen getirdiği kitaplardan bana da okurdu, çok hoşuma giderdi okudukları. Ben de çabuk büyüyecek kitaplar okuyacaktım.
Beni görünce babam “gel kızım bu tarafıma” diyerek sağ dizinin üstüne, beni de sol dizinin üstüne oturttu, eline kitabı aldı. Sol kolunu benim boynuma dolayıp okumaya başladı kitabı. Benim yaşımda bir çocukmuş okuduğu kitapta anlatılan. Çocuğun yaramazlıkları anlatılıyordu. Ara verdi babam ve kitabı elinden bıraktı. Kitabı bıraktığı eliyle saçlarımı karıştırıverdi birden.
Gelenler geldi bana, hem de toplu geldiler. Anacığım o kadar uğraştı didindi tarayıp yatıracağım diye bir çırpıda gitti güzel saçlarım. Hemen biraz geriye çekildim ve var gücümle yerleştirdim suratının ortasına balyoz yumruğumu. Kollarını ne ablamdan ne de benden kurtarabilmişti kendini savunmak için. Şak diye yumruk indi gözünün üstüne. 
Babam birden kıvranmaya başladı, “yandım, yandım ben. Gözüm kör olmasa bari, yaktın be, bu kadar da olmaz ki” diyordu durmadan babam ablam fırladı kalktı kucağından, ben desen zaten çoktan yuvarlanmıştım can havliyle hareketinden. Elleriyle gözünü tutuyor bir taraftan da “of, of, acıyor. Hanım bir bak şuna” diyordu zorla gözünü açmaya çalışırken. Sular akıyordu gözlerinden. Kan çanağı gibi kıpkırmızıydı sağ gözü.
Anam sakince yanaştı babamın dizinin dibine doğru ve yüzüne doğru eğilerek “dur dur, düzgün dur. Çek elini de bakayım doğru dürüst, duuuur” diyordu gözünün altından ve üstünden çekerek açmaya çalıştı balyoz yumruğu yemiş gözünü.
“Haydi büyütme de kes sesini yavrucuğum küçük çocuğun vurduğu yumruktan ne olacak, gözün çıkacak değil ya. İdare edersin olanıyla. Kör mör idare ederiz artık ne yapalım, katlanırız.” Diyor beni de başımı okşayarak teselli etmeye çalışıyordu.
“Öyle deme yahu, sen de oğlundan yana çıkmasan olmaz sanki, gözüm yerinden çıktı sandım, birden şimşekler çakmaya başladı, yıldızlar kapladı odanın içini. Çocukmuş ne çocuğu balyoz gibiydi yumruk, parmak sokmuş gibi geldi bana. Yumruğu parmak vazifesi gördü anlayacağın.”
Görsel: Google Görseller

2 yorum :

  1. Ee yani yaramaz çocuk kitabını çocuğa okursa,böle olur..😀 yok canım çocuk bilerek yapmamıştır bunu.. kitap okurken,yanlışlıkla eli gözüne değmiştir..😀 güzel bir hikaye daha okumuş olduk,kaleminize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ertuğrul Yıldırım,
      Teşekkür ederim, anlaşılan ciddi bu kerata, fiyakalı saçı bozulmuş sonuçta! :)

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.