Cuma, Kasım 24, 2017

Pazar Gözlemim-30-2-Kim Mutlu Olacak?

Tablo

Kimse Üzülmesin

Beyin durduğu zaman karar verme ihtiyacı hissedermiş, hiç de anlamadığım bir şey bu.
Yıllardır duran beynin verdiği kararlara mı talim ettim ben yahu, duran beynin kararlarına göre de adım atarsan böyle olur işte.
Mutluluğu mum ışığıyla ararsın sen de bunak ihtiyar. Al sana sen de karar verme bundan sonra, karar versen de bir şeye yarayacak hali kalmadı ya zaten.
Sabah kalkamazsın, akşam yatamazsın gün ola hayrola kararlarıyla yaşayıp gidiyorsun işte. Mutlu musun peki böyle? Ne karar var ne de başka bir şey. Dünya yanmış yıkılmış umurunda değil gibi, öyle mi hakikaten?..
            Kafasındaki sorular atağa kalktılar yine, durulmazdı kendine göre yanında, at gibi koşturan bir kafanın içiyle kim ne yapar, nasıl yapar bilinmez elbette! Mutlu olacakmış, ha hay yavrum benim, sen mi mutlu olacaksın, ben mi? Göreceğiz elbet eninde sonunda.
            Eğer ayakta ölürsem bir ağaç gölgesinde otururken bastonuma yaslanmış olarak, kimsenin gündüz gözüyle fark etmeyeceği şekilde; hiçbir ağrı sızı korku hissetmeden uyuyup kalmak ne de güzel olur; kimseyi üzmeden kimseye yük olmadan, kendi ayaklarının üzerindeyken. Ah be yavrum, şu bahsettiğin şeylere bak, ancak sen gibi moruk bir bunağa yakışır bunlar. Ağzının tadını bilen biri yaşamın fazilet ve nimetlerinden bahseder, yapacağı şeyler vardır daha gitmeden eren köye. Anlaşıldı, sen hakikaten bunamışsın, yakında o beynin de devreden çıkar, sana nasıl katlansın, hiçbir şeye ihtiyacın kalmamış gibi halin var.
            Kendisiyle uğraşmak hoşuna gitse de çok zaman canını sıkıyordu ortaya çıkanlar, öyle ki birden ortaya dökülüveriyorlardı fırsat kollayıp duran nankör duygular. İşte böyle durumlarda kalkıp gitmeyi aklına getirip korkutuyordu onları yalnız bırakmakla tehdit etmiş oluyordu aklı sıra. Terk ettiğinde peşinden gelemiyorlarmış gibiydi durum. Birden kesiliverirdi dökülenler. Ortalık günlük güneşlik oluverirdi öyle hissettiği zaman.
            “Tebdili mekânda fayda vardır” dememiş miydi eskiler, işte uyuyordu o da evet yer değiştirmekte fayda vardı onun içinde, sıkılınca kalkıp uzaklaşırdı olduğu yerden. Bazen inat ederlerdi içindeki hain düşünceler, rahat bırakmazdı bir türlü ve dürter dururlardı kendisine sormadan. Celallenirdi o zaman kendine çıkışırdı, ne yapacaksan adam gibi yap, eğri mi doğru mu diye bakma yeter ki yap gör sonucu. Kaçışın faydası yok, bulacaklar nereye gitsen de istersen yedi kat yerin dibine gir yine de seninle gelecekler. Eee gel sen bu halde mutlu ol olabilirsen; peşinde bir sürü kovalayan ve sen tek başına kaçan tavşan. Tazılar eninde sonunda yakalayacaklar seni iğne deliğine girsen de. Hoş bu halinle kalas gibi iğne deliğinden geçebilecek halin yok ya!
2/3

Görsel: Google Görseller

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.