Cuma, Aralık 08, 2017

Kaşık-32-Fatma’nın TV. Keyfi

“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”

"Kaşık"
BÖLÜM-32

Fatma’nın TV.  Keyfi.

KAŞIK

        Geçen zamanı fark etmiyordu Fatma, televizyondaki diziye kaptırdı kendini. Bu kadar sakin ve keyifli izlememişti hiç, sinema salonu kapatmış da film seyrediyordu tek başına sanki. Ayaklarını da uzatıp sehpanın üzerine, arkasına yaslanıp ellerini de başının üstünde kenetlemiş halde tadını çıkarmaya çalışıyor akşamın. Esnemeye başladı bir süre sonra.  Uyuyup kaldı olduğu yerde.
            Uyku sersemiyle kıpramaya çalıştı, her yanı ağrıyor ayağa kalkmak zor geliyor, bir süre daha yerinde kalmaya karar veriyor başını arkaya yaslıyor tekrar. Günün sarhoşluğuna bir de uyku eklenince bir şey düşünemez halde yalnızca anını yaşama güdüsü hakimdi.
            Bir an aklına kocası geldi, nerede zimidirse zimitsin, gelip zıbarır nasılsa diye düşünüp aklından çıkardı hemen. Herkes kendi hayatını yaşayacak madem işte böyle, ben de kendi hayatımı yaşarım, kimse umurumda olmaz.
            Zaman kavramı aklından silinmiş gibiydi, zamanla bir işi yoktu kendine göre. Saatin kaç olduğu da umurunda değildi hiç. Tek düşündüğü yatağına gidip güzel bir uyku çekmekti, ah bir de ayağa kalkabilseydi.
            Zorladı kendini koltuktan kalkmak için. Ayağa kalktı ama sallanıyordu fırtınaya tutulmuş Selvi gibi. Televizyona yanaşıp kapattı televizyonu ve sallana sallana, arada bir duvara elini yaslayarak yatak odasına doğru adımlarını attı uyku sersemliğiyle. Gözleri kapalı olduğu için bir yere çarparım korkusuyla arada gözlerini açmak istiyor ama hemen kapanıyorlardı. Uykusunun kaçmasını istemediğinden de fazla zorlamadı gözlerini açmayı.
            Yatağının üzerine olduğu gibi bıraktı kendini. Gözlerinin önünde cap canlıydı okey taşları ve uçuşuyorlardı havada. İstediği taşı alabilir, oyunu bitirirdi. Paralar da ortada duruyordu. Uyuyup kaldı yatağının üstünde.
            Hüsniye de bir süre oyalandıktan sonra koltukta uyuya kaldı, ayaklarının sızısını dinleyerek. Bir süre uyuduktan sonra uyandı sızıların etkisiyle, hafif üşüdüğünü hissedip yavaşça kalktı koltuğundan ve televizyonu kapatıp geçti yatak odasına ve kendini bırakıverdi olduğu gibi yatağın üzerine.
            Hiç bu kadar yorulduğunu hissetmemişti daha öncelerinde, bu saatten sonra başka bir işle uğraşacak hali yoktu, bir de üstüne üstlük uyku bastırınca kıpırdanmaya mecali yoktu. Yorganı kaldırıp girdi içine ve kısa sürede daldı derin uykusuna. 
Halil Gönül
Görsel: Google Görseller


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.