Pazar, Ağustos 04, 2019

GÜNCELERDEN-Blog “Akan Zaman” Faaliyette

          
"Blog-Akan Zaman"
         Hatırladığım kadarıyla, “blogger”a tesadüfen rastlamıştım internette. Büroda boş bir zamanımda canım sıkılıyordu ve öylesine dolaşıyordum. İnsanların günlüklerini yazdığı bir alan olarak okuyunca ilgimi çekmişti. Düzenli bir günlük tutma alışkanlığım yoktu ama zaman zaman yazardım. Fazla detayını incelemeden bir sayfa açmıştım. “halil-ben-halil” ismiyle kayıt yapabilmiştim ve öylece kalmıştı ve uzun bir süre de kalacaktı.

            Aradan geçen uzun bir zamanın arkasından yine tesadüf olarak karşılaşınca tekrar ele aldım ve uzun günler boyu uğraştıktan sonra “Akan Zaman” başlık ismiyle yayınlamaya başladım. Bir süre araştırmalardan sonra epeyce yol kat ettim. Derken günlerim gece ve gündüzler birbirine karışmaya başladı. Yeni bir uğraşı bulmuştum kendime. Zaman kavramı fazla bir şey ifade etmemeye başladı, geceler ve gündüzler iç içe geçmeye başladı bu aralarda. Bir türlü normale dönemiyordum, birbirine içiçe geçen günleri bir türlü ayıramıyordum, adeta siyam ikizleri gibiydiler.
            Dikkatimi çeken bir şey oldu bu arada. Artık pazartesiler daha başka gelmeye başladılar bana. Memuriyetin tersine hafta sonları geçmek bilmeyen inatçı günler olmaya başladılar. Hafta sonları dışarısı kalabalık oluyor ama ben evden dışarıya fazla çıkamadığım için çok da fazla bir anlamı olmuyor. Sanki kalabalık sıkmaya başladı beni, rahat edemediğimi fark etmeye başladım.
            Pazartesi günlerinin neden hoşuma gitmeye başladığını düşündüm. Genellikle hafta sonları insanlar dışarılarda vakit geçiriyorlar bahar ve yaz aylarında. Hafta içinde çalışınca hafta sonu tatili bulunmaz bir nimet oluyor elbette ailecek bir yerlerde oturup kalkmak. Böyle olunca da kimsenin bloğuyla ilgilenmeye fırsatı olmuyor ancak pazartesi gününden itibaren normal yaşamına dönüyorlar diye düşündüm. Dolayısıyla blog ziyaretleri düşüyor hafta sonlarında. Oysa benim durum tam tersine, sürekli evdeyim ve kendime yeni bir uğraş edinmenin keyfini sürmeye çalışıyorum.

            Ancak Pazar günü akşamı başlıyor blog hareketleri ve hafta içi de yoğunlaşıyor. İşte bu yüzden pazartesileri daha fazla sevmeye başladım emeklilikte. İşin doğrusunu söylemem gerekirse hafta sonu gelecek diye korkmaya da başladım dersem yalan söylemiş olmam hani. Oysa haftanın günleri bana hiç sormadan geçip gidiyorlar yanı başımdan bildikleri gibi. Her zaman da aynısını yapacaklar, huyları kurusun! “Akıp gidiyor zaman, hiç bana sormadan.

Devam edecek...

Görsel: Halil Gönül

4 yorum:

  1. İyi ki blog açmışsınız. Yaşam tecrübenizden ve güzel yazılarınızdan faydalanıyorum. Yazmaya devam edin Halil Bey:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyda'nın Kitaplığı, teşekkür ederim. Faydalı olabilmem sevindirdi beni. Yazmaktan, okumaktan başka bir yolum yok gibi zaten görünürde. :)

      Sil
  2. hafta sonlarını ben eskiden beri sevmem, bir eğretilik oluyor üzerimde, evde de olsam dışarda da olsam hafta sonu atmosferi beni huzursuz ediyor çok garip:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. istanbulacilelektrikcisi, ilginç. ilk kez duydum hafta sonlarını sevmeyen birisini.

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.