Perşembe, Ağustos 15, 2019

Güncelerden-Zamanın Anlam Kazanması

         
Ben yalnız değilim biliyorum. Kim bilir kaç kişi vardır şu anda benim gibi? Bazen balkona çıkıp şehire göz atıyorum merakımdan. Çoğu pencereden ışık görünüyor, bazılarında da TV ışığı belli ediyorlar kendilerini. Belki bazıları da son nefesini almak için uğraşıyordur. Ben şanslı sayılırım öylelerinin yanında. Bu durum bir şeyler ifade etmeli bana ve ona göre bakmalıyım zamana yoksa ne anlamı kalacak ki?
            Akıp giden zaman içinde varlığıyla bir şeyler yaratıp, bir şeyler üretebiliyorsa insan işte o zaman anlam kazanıyor akıp giden zamanın o anları. Akıp giden zamana bir değer bırakamıyorsan veya bırakmak istemiyorsan o zaman da boşu boşuna akıp gitmiş oluyor sadece.
            Bir anlam yaratacak şeyler yapmak için ise gece veya gündüz olması fark etmiyor yaşadığın, nefes aldığın her an bunun için yeterli. Geriye kalan veya geçip giden zaman anlamsızdır.
            Geleceğe dair ne mi düşünüyorum?
            Artık, ben düşünmüyorum geleceği; daha doğru ifade etmek istersem, düşünmek istemiyorum demek en doğrusu. Düşündüğüm şey ise “gelecek” kendimin yarattığı bir kavram sadece. Ben olmuyorsam gelecek de olmayacak.
            Oturup da geleceği düşünmek, şu anı boş vermek demek, olumsuzluklar içindeysen hele! Olumsuzluklar içinde çırpınış halindeyse insan, yalnızca içinde bulunduğu anları kurtarmaya çalışıyor ki gelecek anları görebilsin. İçinde bulunduğu anı yaşayamıyor, yaşamaktan aciz kaldığında amansızlıklara teslim olmuş oluyorsunuz ve teslimiyetin defterinde gelecek anlar diye bir şey yazmıyor.

            Gelecekte –şu anın haricinde- ne olacak sorusunu kendime sormaktan bıkıp usandım artık ve sormayacağım kendi kendime bir daha. Ne olursa olsun! Kendi bileceği iştir. Benim bildiğim ise içinde yaşadığım anların kıymetini bilmek ve hiç olmazsa bir şeyler hakkında aklımdan geçenleri not düşebilmek anlara. Devam edeceğim notlar düşmeye, ister bir işe yarasınlar ister yaramasınlar. Şimdilik yapabildiğim ve yapmak istediğim sadece bu; çay ve sigara –sigarayı bırakalı on günü geçiyor şu anda. Bu yazı önceden hazırlanmıştı-, bir de bir şeyler atıştırmak dışında tabii ki.

Devam edecek...

Görsel: Google Görseller

8 yorum:

  1. Bende balkondan şehre bakmayı çok seviyorum. Ne hayatlar var diye geçiyor aklımdan. İleriyi düşünmek lazım ama kararında. Fazlası insana zarar verir. Anı yaşamak lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyda'nın Kitaplığı, değil mi, an'ı yaşamak en önemlisi. :)

      Sil
  2. ne zaman yazdıydın bunu yaniiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deeptone, 2018'in 4. ayı -nisan 2018- içinde yazmışım. internet bağlantısı kesikti o zamanlarda. :)

      Sil
  3. İnsan bir tek kendine lazımdır hayatı yaşayabilmek için. Gelecek ne kadar planlı olsa da asla durdurulamayan ve çarpık zamanın bir olgusudur yanlızca. Yani henüz olmayan bir şeyi varsayımlarla istediğimiz yola doğru ittiriyoruz. Oysa ittirdiğimiz yolun geleceği belki çıkmaz sokağa çıkıyor kim bilir. Planlı hayatı oldum olası sevmedim zaten. Güzel bir iç döküş olmuş. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aybüke S., teşekkür ederim. çok da plan işe yaramıyor zaten bazen de tersine tepiyor. :)

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.